Kısa cevap: Limited şirket ortağı, ortaklık ilişkisinin kendisi bakımından sürdürülmesini dürüstlük kuralı uyarınca çekilmez hâle getiren haklı sebepler varsa Türk Ticaret Kanunu’nun 638/2. maddesine dayanarak şirketten çıkmasına karar verilmesini isteyebilir. Dava, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde şirkete karşı açılır. Çıkma kararı yanında gerçek değere göre ayrılma akçesi talep edilmeli; dava süresince ortaklık hak ve borçlarının dondurulması, bilgi ve belgeye erişim veya malvarlığını koruyucu tedbirler somutlaştırılmalıdır.
Haklı nedenle çıkma davası neden önemlidir?
Limited şirkette payın üçüncü kişiye devri her zaman mümkün veya ekonomik değildir. Şirket sözleşmesindeki sınırlamalar, diğer ortakların onay vermemesi, şirketin fiilen çalışmaması ya da ortaklar arasındaki ağır güven kaybı, ortağı şirkette kâğıt üzerinde tutabilir. Haklı nedenle çıkma davası, şirketin tamamen sona erdirilmesi yerine uyuşmazlığı yalnız ayrılmak isteyen ortak bakımından çözmeyi amaçlayan daha ölçülü bir yoldur.
Mahkeme, davacının talebi çıkma yönündeyse kural olarak bu istemin koşullarını incelemelidir. Şirketin feshi ve tasfiyesi başka bir hukuki korumadır; taleple bağlılık ilkesi gereği mahkeme, tarafların istemediği bir sonucu kendiliğinden ikame edemez.
Hangi olaylar haklı sebep oluşturabilir?
Kanun haklı sebepleri sınırlı biçimde saymaz. Değerlendirme, şirketin yapısı, ortakların pay oranı, şirket sözleşmesi ve olayların ağırlığına göre yapılır. Uygulamada şu olgular tek başına veya birlikte önem taşır:
- Şirket müdürünün sistematik biçimde bilgi ve inceleme hakkını engellemesi,
- Genel kurulun uzun süre toplanmaması veya karar mekanizmasının kilitlenmesi,
- Şirketin fiilen faaliyetsiz kalması ve amacını gerçekleştirememesi,
- Diğer ortakların şirket varlığını kişisel amaçlarla kullanması,
- Kârın dağıtılmaması yanında kayıtların şeffaf tutulmaması,
- Ortaklar arasındaki güven ilişkisinin ağır ve sürekli biçimde bozulması,
- Azınlık ortağın dışlanması ve haklarının kullanılmasının imkânsızlaştırılması,
- Şirket hesaplarında açıklanamayan işlemler veya kayıt dışılık şüphesi.
Ortağın şirketin faaliyet alanını bilmemesi veya ortaklıktan artık hoşnut olmaması tek başına genellikle yeterli değildir. Buna karşılık bilgi hakkının sürekli engellenmesi, ihtarlara rağmen kayıtların sunulmaması ve şirket yönetiminin fiilen denetlenememesi diğer olgularla birlikte haklı sebep oluşturabilir.
Dava kime karşı ve hangi mahkemede açılır?
Davalı kural olarak limited şirkettir. Diğer ortakların ayrıca davalı gösterilmesi, onlardan kişisel bir alacak veya sorumluluk talep edilip edilmediğine göre değerlendirilir. Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; yetki bakımından şirket merkezinin bulunduğu yer temel alınır.
Ticari dava niteliğindeki para alacağı ve tazminat talepleri bakımından zorunlu arabuluculuk kapsamı ayrıca kontrol edilmelidir. Çıkmaya izin verilmesi talebi bir statü davası niteliğindeyken, ayrılma akçesi para alacağı unsurunu içerir. Dava açılmadan önce arabuluculuk gerekliliği, güncel mevzuat ve talep sonucuna göre planlanmalıdır.
Ayrılma akçesi nasıl hesaplanır?
Çıkan ortak, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini talep eder. Gerçek değer yalnız nominal sermaye payı değildir. Şirketin aktifleri, borçları, taşınmazları, makine ve stokları, marka ve müşteri çevresi, devam eden sözleşmeleri, örtülü yedekleri ve gerektiğinde işletme değeri birlikte incelenir.
Değerleme tarihi ve yöntemi dava sonucunu doğrudan etkiler. Şirket kayıtlarının eksik olması hâlinde ticari defterler, banka hareketleri, vergi kayıtları, tapu ve araç kayıtları ile üçüncü kişilerdeki bilgiler celbedilmelidir. Bilirkişi heyetinin şirketler hukuku ve değerleme uzmanlığını birlikte taşıması önemlidir.
Dava süresince hangi tedbirler istenebilir?
TTK m. 638/2 mahkemeye geniş fakat somutlaştırılması gereken geçici koruma yetkisi verir. Davacı ortak şu talepleri olayına göre ileri sürebilir:
- Oy, yönetim veya ek ödeme yükümlülüklerinin geçici olarak dondurulması,
- Ticari defter ve finansal kayıtlara erişim sağlanması,
- Şirket malvarlığının olağan dışı devrinin önlenmesi,
- Payın veya ayrılma akçesinin teminat altına alınması,
- Şirketi zarara uğratacak işlemlerin sınırlandırılması.
Genel ve ölçüsüz biçimde tüm şirket malvarlığına tedbir istenmesi yerine, tehlikenin kaynağı ve talep edilen korumanın gerekliliği belgelerle açıklanmalıdır.
İspat için hangi belgeler kullanılmalıdır?
Noter ihtarları, bilgi talepleri, cevap verilmeyen e-postalar, genel kurul çağrıları, ticaret sicili kayıtları, vergi dairesi yoklama ve terk kayıtları, banka dekontları, şirket defterleri, ortaklar arasındaki yazışmalar ve tanık beyanları önemlidir. Haklı sebep iddiası soyut bırakılmamalı; olaylar tarih sırasıyla ve şirketin işleyişine etkileriyle anlatılmalıdır.
Sık yapılan hatalar
- Yalnız ortaklar arasındaki kişisel husumete dayanmak.
- Ayrılma akçesini nominal pay üzerinden istemek.
- Şirket yerine yalnız diğer ortağa husumet yöneltmek.
- Bilgi hakkının engellendiğini yazılı taleplerle belgelememek.
- Çıkma ile şirketin feshi taleplerini gerekçesiz biçimde birbirine karıştırmak.
- Dava süresince gerekli tedbirleri somutlaştırmamak.
- Şirket değerlemesine esas tüm aktif ve pasifleri araştırmamak.
Dava öncesi kontrol listesi
- Şirket sözleşmesi ve güncel ticaret sicili kayıtları alınmalı.
- Pay oranı, yönetim yapısı ve temsil yetkileri belirlenmeli.
- Haklı sebep oluşturan olaylar kronolojik tabloya bağlanmalı.
- Bilgi ve inceleme talepleri mümkünse noter kanalıyla yapılmalı.
- Şirketin malvarlığı ve finansal görünümü için ön araştırma yapılmalı.
- Ayrılma akçesi talebi ve geçici tedbirler ayrı başlıklarla kurulmalı.
- Arabuluculuk ve harca esas değer güncel uygulamaya göre değerlendirilmelidir.
Bilgilendirme Notu
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın belgeleri, süreleri ve güncel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.
Büro Bilgilendirmesi
Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, uygulama rehberi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.