Yayın türü: Karar İncelemesi
Faaliyet alanı: Aile Hukuku
Hukukî dayanak: TMK m.194, 1023; HMK m.190; TTK m.18/2
Meta açıklama: Aile konutu, eş rızası, ipoteğin terkini, bankanın iyiniyeti, aile konutu şerhi ve sahte muvafakatname.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut dosyada olay tarihi, görev, süre ve güncel mevzuat ayrıca incelenmelidir.
Kararın Künyesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2014/9053, K.2014/11554, T.26.05.2014
Kaynak niteliği: Bilgi Deposu / Doğrudan yargı kararı
Uyuşmazlığın Hukukî Sorunu
Aile konutu üzerinde hak sahibi olan eş, diğer eşin açık rızası bulunmadan konutu devredemez veya hakları sınırlayamaz. Tapuda aile konutu şerhi bulunmaması her somut olayda bankanın iyiniyetini otomatik olarak korumaz. İncelenen kararın odak noktası, bu genel çerçevenin somut olayda hangi deliller ve usul kurallarıyla uygulanacağıdır.
Yüksek Mahkemenin Kabulü
Banka aile konutu olduğunu bildiği halde sahte muvafakatnameyi kimlik ve imza doğrulaması yapmadan kabul etmişse iyiniyet savunmasından yararlanamaz ve ipotek kaldırılabilir.
Aile konutu niteliği
Eşlerin ortak yaşam faaliyetlerini sürdürdüğü merkez konut aile konutudur. Tek bir taşınmaz bu korumadan yararlanır.
Açık rıza
İpotek ve benzeri sınırlayıcı işlemlerde diğer eşin belirli işleme yönelik gerçek ve serbest rızası gerekir.
Şerhin etkisi
Şerh kurucu değil açıklayıcıdır; konut şerh olmasa da aile konutu olabilir. Üçüncü kişinin iyiniyeti somut bilgi ve özen yükümlülüğüne göre incelenir.
Bankanın özen borcu
Banka aile konutu olduğunu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa kimlik ve imza doğrulamasında basiretli tacir özeni göstermek zorundadır.
Kararın Uygulamaya Etkisi
Karar, ilk derece yargılamasında yalnız sonuç cümlesinin değil, delillerin toplanma biçiminin ve ispat yükünün de denetlenmesi gerektiğini göstermektedir. Taraflar, kararın kendi dosyalarına uygulanmasını isterken benzer ve farklı maddi olguları açıkça karşılaştırmalıdır.
Güncellik Notu
Aile konutu koruması ve bankanın somut özen yükümlülüğü güncel TMK uygulamasında önemini korumaktadır.
Kaynak Metin / Doğrulama İçin Alıntılanan Bölüm
T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2014/9053
K. 2014/11554
T. 26.5.2014
• EŞİN RIZASI ALINMADAN AİLE KONUTUNA İPOTEK KONULMASI ( İpoteğin Kaldırılması İstemi - Davalı Banka İpotek İşlemi Sırasında Davacı Kocanın Rızasını Almadığı Gibi Muvafakatnamedeki İmza da Davacı Kocaya Ait Olmadığı/Banka Kimlik Tespitiyle Birlikte Davacının İmzasını İşlem Sırasında Alması Gerektiği - Davanın Kabulü Kararının Onanacağı )
• BASİRETLİ TACİR GİBİ HAREKET ETME ( Aile Konutuna Konulan İpoteğin Kaldırılması İstemi - Davalı Banka İpotek İşlemi Sırasında Davacı Kocanın Rızasını Almadığı Gibi Muvafakatnamedeki İmza da Davacı Kocaya Ait Olmadığı/Davanın Kabulü Kararının Doğru Olduğu - Bankanın Kimlik Tespitiyle Birlikte Davacının İmzasını İşlem Sırasında Alması Gerektiği )
• İPOTEĞİN KALDIRILMASI İSTEMİ ( Aile Konutuna Konulan - Davalı Banka İpotek İşlemi Sırasında Davacı Kocanın Rızasını Almadığı Gibi Muvafakatnamedeki İmza da Davacı Kocaya Ait Olmadığı/Davanın Kabulü Doğru Görüldüğü - Basiretli Tacir Gibi Davranma Yükümü/Bankanın İyiniyetli Olmadığı )
• BANKANIN İYİNİYETLİ OLMADIĞI ( Aile Konutuna Konulan İpoteğin Kaldırılması İstemi - Davalı Banka Davacı Kocanın Rızasını Gösteren Muvafakatname İstediğine Göre Taşınmazın Aile Konutu Olduğunu Biliyor Olduğu/Bankanın Kimlik Tespitiyle Birlikte Davacının İmzasını İşlem Sırasında Alması Gerektiği - Davanın Kabulü Kararının Onanması Gerektiği )
4721/m.194,1023
ÖZET : Dava; eşin rızası olmaksızın aile konutuna konulan ipoteğin kaldırılması ve ipoteğin paraya çevrilmesi için yapılan icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Davalı bankanın ipotek işlemi sırasında davacı kocanın rızasını almadığı gibi muvafakatnamedeki imzanın da davacı kocaya ait olmadığı anlaşılmaktadır. Banka, davacı kocanın rızasını gösteren muvafakatname istediğine göre taşınmazın aile konutu olduğunu biliyor demektir. Basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davalı bankanın gerekli özeni göstererek kimlik tespitiyle birlikte davacının imzasını işlem sırasında alması gerekirdi. Bu durumda iyi niyetin varlığından söz edilemez. Mahkemece davanın kabulüne ilişkin kararın onanması gerekmiştir.
DAVA : Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 18.11.2013 gün ve 7662-26817 Sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü:
KARAR : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Yasaya 6217 Sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin ( 1. ) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihine kadar, 1086 Sayılı Kanunun kanun yollarına dair hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1- )Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere dair karar düzeltme talebi yersizdir.
2- )Mahkemece davacı kocanın rızası alınmadan davalı kadın adına tapuda kayıtlı olan ve aile konutu niteliğindeki taşınmaza davalı banka tarafından ipotek konulduğu belirtilerek davanın kabulüyle ipoteğin kaldırılmasına ve ipoteğin paraya çevrilmesi için yapılan icra takibinin iptaline karar verilmiştir. Hüküm, davalı banka tarafından temyiz edilmiş; Dairemizce "... Türk Medeni Kanununun 194. maddesi, aile konutu üzerinde hak sahibi eşin konutla ilgili tasarruflarının geçerliliğini diğer eşin açık rızasına bağlamış, rızaya dair beyanın şeklini göstermemiştir. Rızanın mutlaka resmi şekilde ( tapu memuru veya noterde ) verilmesi gerektiğine dair bir hüküm Yasa'da yoktur. Kaynak İsviçre öğretisinde rızaya dair beyanın sözlü veya yazılı verilebileceği gibi, işlemin ne olduğu somut olarak belirtilmiş olması şartıyla işlemden önce, işlem sırasında veya işlemden sonra ( yapılmış işleme onay verme şeklinde ) verilebileceği kabul edilmektedir. R. beyanının geçerliliğinin, tasarruf işleminin tabi olduğu şekle bağlanması veya geçerlilik için onay belgesindeki imzanın noterce tasdik edilmiş olmasının aranması, Yasada olmayan bir unsuru yasaya dahil etmek anlamına gelir. İpotek tesisine dair işlemden önce tapu kütüğünde konutun "aile konutu" olduğunu gösteren bir şerh mevcut olmadığına göre, işlemi gerçekleştiren tapu sicil memurunun işlemi yapmaya yetkili olan hak sahibinden, eşinin işleme yazılı iznini istemesi de Tapu Sicili Tüzüğüne göre mümkün değildir. İşleme onay verildiğine dair belgenin onay verenin kimliği görülerek resmi memur huzurunda alınması gerektiğine dair de bir düzenleme bulunmamaktadır.
Dosya kapsamına göre, davalı banka, konut üzerinde hak sahibi olan kadına, ipotek tesisine, eşinin onay vermesi gerektiğini bildirmiş, hak sahibi olan kadın da eşinin imzasını taşıyan muvakafatnameyi getirip banka yetkilisine vermiştir. Muvafakatnamedeki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş ise de, bu sahteliğin, banka yetkilisi tarafından yapıldığına veya banka yetkilisinin bilgisi dahilinde gerçekleştiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır. Davacı bunun böyle olduğuna dair bir delil getirmemiştir. Bu durumda banka iyi niyetlidir. Tapu kütüğünde ipotek sırasında konutun "aile konutu" olduğuna dair bir şerh de olmadığına göre, Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi gereğince bankanın kazanımı korunmalıdır. Davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü isabetsiz olduğu...", gerekçesiyle bozulmuş, diğer yönlerden onanmıştır.
Davacı karar düzeltme talep ederek bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini belirterek bozma kararının kaldırılmasını istemiştir. Gerçekten de, davalı bankanın ipotek işlemi sırasında davacı kocanın rızasını almadığı gibi muvafakatnamedeki imzanın da davacı kocaya ait olmadığı anlaşılmaktadır. Banka, davacı kocanın rızasını gösteren muvafakatname istediğine göre taşınmazın aile konutu olduğunu biliyor demektir. Basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davalı bankanın gerekli özeni göstererek kimlik tespitiyle birlikte davacının imzasını işlem sırasında alması gerekirdi. Bu durumda iyi niyetin varlığından söz edilemez. Ne var ki ilk incelemede bu husus yanlış değerlendirilerek ipoteğin kaldırılmasına dair bölüm yönünden hüküm bozulduğundan davacının karar düzeltme talebinin bu yönden kabulü ile, Dairemiz 18.11.2013 gün ve 7662-26817 Sayılı sayılı ilamının ( 2. ) bendindeki bozma kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
3- )Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, ipoteğin kaldırılmasına dair bölümüyle ilgili davalı bankanın yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440/I-4. maddesi gereğince davacının karar düzeltme talebinin yukarda ( 2. ) bentte gösterilen sebeple KABULÜNE, Dairemizin 18.11.2013 gün ve 7662-26817 Sayılı ilamının ( 1. ) bendindeki ipoteğin kaldırılmasına dair bozma kararının KALDIRILMASINA, hükmün yukarda ( 2. ) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, davacının diğer yönlere dair karar düzeltme isteğinin yukarda ( 1. ) bentte gösterilen sebeple REDDİNE, istenmesi halinde karar düzeltme harcının yatırana iadesine, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankaya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 79.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, oyçokluğuyla, 26.05.2014 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY :
Temyiz ilamında bildirilen gerektirici sebeplere, özellikle, muvafakat belgesindeki imzanın, lehine ipotek tesis edilen banka görevlilerinin el ve işbirliğiyle sahte olarak alındığını kabule yeterli delil bulunmamasına göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440.maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğa katılmıyoruz.
Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, müvekkillerine aile hukuku süreçlerinde Adana'da aile hukuku avukatı olarak rehberlik ederek, en iyi sonuçları elde etmelerine yardımcı olmaktadır.
Bilgilendirme Notu
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın belgeleri, süreleri ve güncel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.
Büro Bilgilendirmesi
Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, karar incelemesi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.