Kısa cevap: Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil etkisi doğurması için tanınması; Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfizi gerekir. Başvuru için yabancı kararın kesinleşmiş olması, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmemesi, kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve davalının savunma hakkına uygun biçimde çağrılmış olması temel koşullardır.

Tanıma ile tenfiz arasındaki fark

Tanıma, yabancı kararın Türkiye’de kesin hüküm ve kesin delil etkisinin kabul edilmesidir. Örneğin yabancı boşanma kararının nüfus ve medeni durum bakımından sonuç doğurması tanıma konusudur. Tenfiz ise para alacağı, nafaka, tazminat veya edim kararının Türkiye’de icra edilebilir hâle gelmesini sağlar.

Kararın yalnız tespit veya statü sonucu doğurması hâlinde tanıma; cebri icra gerektiren hüküm varsa tenfiz talep edilir. Aynı dilekçede her ikisi de istenebilir.

Gerekli belgeler

  • Yabancı mahkeme kararının usulüne uygun onaylı aslı,
  • Kararın kesinleştiğini gösteren belge veya şerh,
  • Apostil veya uygulanabilir tasdik işlemi,
  • Yeminli tercüman tarafından yapılmış Türkçe çeviri,
  • Tebligat ve savunma hakkını gösteren belgeler gerektiğinde,
  • Vekâletname ve taraf adresleri.

Belgenin düzenlendiği ülkeyle Türkiye arasındaki sözleşmeler, apostil ve tercüme usulünü etkileyebilir.

Türk mahkemesi kararın esasını inceler mi?

Hayır. Tenfiz hâkimi yabancı kararın maddi hukuk bakımından doğru olup olmadığını yeniden yargılamaz. Buna “révision au fond yasağı” denir. Mahkeme yalnız MÖHUK m. 54 koşullarını inceler.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun E.2010/1, K.2012/1 sayılı kararına göre yabancı kararın salt gerekçesiz olması, tek başına kamu düzenine açık aykırılık ve tenfiz engeli değildir.

Kamu düzenine aykırılık ne demektir?

Her Türk hukukuna aykırılık kamu düzeni ihlali değildir. Yabancı hükmün uygulanması, Türk hukuk düzeninin temel değerleri, temel haklar, savunma hakkı veya vazgeçilmez ilkelerle açık çatışma yaratmalıdır. Tenfiz hâkimi gerekçe üzerinden yeni bir esas incelemesi yapamaz; hüküm sonucunun doğuracağı etkiye bakar.

Savunma hakkı ve tebligat

Davalı, yabancı mahkemeye usulüne uygun çağrılmamış veya temsil edilmemişse ve bu hususa tenfiz mahkemesinde itiraz ederse tenfiz reddedilebilir. Tebligatın yabancı ülke hukukuna ve varsa uluslararası sözleşmelere uygunluğu incelenir. Davalının yargılamaya katılmış veya itiraz hakkından vazgeçmiş olması sonucu değiştirebilir.

Görevli ve yetkili mahkeme

Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir; uyuşmazlığın aile hukukuna ilişkin olması hâlinde aile mahkemesi gibi özel görev kuralları ayrıca değerlendirilir. Yetki, davalının Türkiye’deki yerleşim yeri; yoksa sakin olduğu yer; o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemeleri üzerinden belirlenebilir.

Karşılıklılık

Tenfizde Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında sözleşme, kanuni veya fiili karşılıklılık aranır. Tanımada karşılıklılık koşulu aynı biçimde aranmaz. Ülke uygulaması Adalet Bakanlığı ve güncel yargı kararlarıyla doğrulanmalıdır.

Sık yapılan hatalar

  • Kesinleşme belgesi yerine yalnız karar örneği sunmak,
  • Apostil ve tercüme işlemlerini eksik yapmak,
  • Tanıma ve tenfiz taleplerini ayırmamak,
  • Kamu düzeni itirazını esas incelemesiyle karıştırmak,
  • Yabancı yargılamadaki tebligat belgelerini toplamamak,
  • Döviz alacağı, faiz ve icra edilebilir hüküm kısmını açık talep etmemek.

Kontrol listesi

  1. Kararın devlet mahkemesinden verildiği teyit edilmeli.
  2. Kesinleşme ve icra edilebilirlik belgesi alınmalı.
  3. Apostil/tasdik ve yeminli tercüme tamamlanmalı.
  4. Savunma hakkı ve tebligat kayıtları hazırlanmalı.
  5. Tanıma mı tenfiz mi gerektiği belirlenmeli.
  6. Karşılıklılık araştırılmalı.
  7. Görev ve yetki somut uyuşmazlığa göre kurulmalıdır.

İlgili İçerikler

Büro Bilgilendirmesi

Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, uygulama rehberi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.