Yayın türü: Karar İncelemesi

Faaliyet alanı: Kira Hukuku

Hukukî dayanak: TBK m.334, 342; 6325 sayılı Kanun m.18/B; HMK

Meta açıklama: Kira depozitosu iadesi, anahtar teslimi, olağan eskime, aidat ve kira borçlarının mahsubu.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut dosyada olay tarihi, görev, süre ve güncel mevzuat ayrıca incelenmelidir.

Kararın Künyesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E.2015/7310, K.2015/11166, T.17.12.2015

Kaynak niteliği: Bilgi Deposu / Doğrudan yargı kararı

Uyuşmazlığın Hukukî Sorunu

Depozito, kiralananın usulüne uygun teslimi ve kira ilişkisine ait borçların tasfiyesinden sonra iade edilir. Anahtarın fiilen ve ispatlanabilir biçimde teslimi, iade tarihinin ve kira borcunun sona ermesinin merkezindedir. İncelenen kararın odak noktası, bu genel çerçevenin somut olayda hangi deliller ve usul kurallarıyla uygulanacağıdır.

Yüksek Mahkemenin Kabulü

Kiralananın yalnız boşaltılması yeterli değildir; anahtarın usulüne uygun teslimi kiracı tarafından ispatlanmadan depozito ve teminat senedi istenemez.

Güvence bedelinin niteliği

Depozito, kiracının kira ilişkisine bağlı borçlarının teminatıdır; son ay kirası olarak kendiliğinden mahsup edilemez.

Tahliye ve anahtar teslimi

Kiralananın boşaltılması tek başına yeterli değildir. Anahtarın kiraya verene veya tevdi mahalline teslimi yazılı belgeyle ispatlanmalıdır.

Olağan eskime ile zarar ayrımı

Kiracı sözleşmeye uygun kullanımın doğurduğu olağan eskime ve bozulmalardan sorumlu değildir; olağan dışı hasar somut, tarihli ve bedeli belirli olmalıdır.

Mahsup edilebilecek borçlar

Ödenmemiş kira, aidat, abonelik veya kiracının sorumlu olduğu gerçek onarım giderleri ispatlanırsa güvence bedelinden mahsup edilebilir.

Kararın Uygulamaya Etkisi

Karar, ilk derece yargılamasında yalnız sonuç cümlesinin değil, delillerin toplanma biçiminin ve ispat yükünün de denetlenmesi gerektiğini göstermektedir. Taraflar, kararın kendi dosyalarına uygulanmasını isterken benzer ve farklı maddi olguları açıkça karşılaştırmalıdır.

Güncellik Notu

TBK m.342’deki güvence sistemi ve bankada tutulma kuralları yeni sözleşmeler bakımından ayrıca dikkate alınmalıdır.

Kaynak Metin / Doğrulama İçin Alıntılanan Bölüm


T.C.
YARGITAY
6. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/7310
K. 2015/11166
T. 17.12.2015
DAVA : Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı alacak ve taminat senedinin iadesi davasına dair karar,davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak dosyada pullarının olmadığı görüldüğünden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 
KARAR : Uyuşmazlık, depozito, teminat senedinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 
Davacı dava dilekçesinde kiralananı tam ve eksiksiz teslim ettiğini ve depozito bedelinin ve demirbaşlar karşılığı verilen teminat senedinin iadesini istemiştir. Davalı davanın reddine savunmuştur. 
Kiralanan yerin tahliye edildiğinin kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir. Anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiralanan yerin fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü kiracıya aittir. Anahtar tesliminin davacı kiracı tarafından yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Davacı kiracının anahtar teslim tarihini kanıtlayamaması durumunda kiraya verenin anahtar teslim tarihi olarak bildirdiği tarihe itibar edilir. 
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/03/2005 başlangıç tarihli ve 4 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. kira sözleşmesinin 2. maddesinde sayılan demirbaşların kira sözleşmesi bitiminde mal sahibine aynen iade edileceği ve bu demirbaşlar karşılığı 10.000 USD tutarında senet verildiği, tahliye anında kiracının sözleşmedeki maddelere uymadığı takdirde senedin tahsil edileceği, 5. maddesinde ise 50.000 TL depozito verildiği, tahliye anında en son aylık kira bedelinin 12.5 katı olarak kiracıya iade edileceği kararlaştırılmıştır. Kural olarak kira sözleşmesi ile birlikte verilen teminat bedeli ve senetleri kiralanan tahliye edilmeden istenemez. Her davanın dava tarihindeki koşullara göre çözümlenmesi gerekir. Kiralananın tahliye edildiğinin kabul edilebilmesi için kiralananın boşaltılarak anahtarın kiraya verene usülen teslim edilmesi gerekir. Anahtarın teslimi davacı kiracı tarafından yazılı delille kanıtlanmalıdır. Aksi takdirde kiraya verenin kabul ettiği tahliye tarihinin esas alınması gerekir. Dosya kapsamından kiralananın dava tarihi itibariyle henüz tahliye ve teslim edilmediği anlaşılmıştır.Bu durumda dava tarihi itibarı ile kiralanan henüz tahliye edilmediğinden depozito bedeli ve demirbaş eşya teminat senedinin iadesi istenemez. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değildir. 
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır. 
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 Sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 
6. Hukuk Dairesi         2014/14148 E.  ,  2015/9549 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/10/2014
NUMARASI : 2013/590-2014/617

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalılardan K. H. Turizm İnşaat ve Danışmanlık Limited Şirketi tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava güvence parası ve sözleşmedeki cezai şart bedelinin tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece davalı K. H.Limited Şirketi hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı K. H. Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 09.04.2012 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 2. maddesinde kiracı tarafından kiralayana 30.000 TL verilmiştir. Kiralayan kira sözleşmesinin 3.yılın sonunda yenilemek istemez ise; kiracının kiralananı tahliye anında kiralayan, kiracıdan almış olduğu 30.000 TL depozitoyu kiracıya derhal ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmüne yer verilmiştir. Kira sözleşmesi davacı kiracı tarafından 14.04.2006 tarihli ihtarla feshedilip anahtarları 18.06.2013 tarihine kadar teslim edeceğini belirtmiş ise de, kiralananın kiracı tarafından boşaltılıp anahtarların davacıya teslim edildiğine ilişkin dosyada yazılı bir belge bulunmadığı gibi tahliye edilip anahtarların teslim edildiğine dair tarafların bir beyanına da rastlanılmamıştır.Depozito bedelinin iadesi için, kiralananın tahliyesi ve kiralananla birlikte teslim edilen demirbaşların da tam ve sağlam olarak teslim edilmesi gerekir.Kiralanan tahliye edilip anahtar usulüne uygun teslim edilmeden güvence parasının istenmesi mümkün değildir.O nedenle mahkemece kiralananın tahliye edilip edilmediği anahtarın teslim edilip edilmediği ve halen kiralananın davacı tarafından kullanılıp kullanmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
6. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/933
K. 2015/10562
T. 30.11.2015
DAVA : Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 
KARAR : Dava, depozitonun iadesine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenmiş, 06.09.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak, 22.10.2012 tarihinde başlattığı icra takibi ile sözleşme gereği ödenen 2.000 TL depozitonun iadesi isteminde bulunmuş, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının mecuru boyatmadan tahliye ettiğini, davacının 253 TL aidat borcu bulunup bunun kendisi tarafından ödendiğini ayrıca eksik ödenen kira bedelleri için takip başlatıp, itiraz üzerine itirazın iptali davası açtığını belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece depozito bedelinin kira bedeline mahsup edilemeyeceği, mutad kullanımdan kaynaklanan masrafların kiracıdan talep edilemeyeceği, aidat alacağına dair de delil bulunmadığı gerekçesiyle istem gibi karar verilmiştir. 
Taraflar arasında 06.09.2008 tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralananın boş, temiz daire olarak kiraya verildiği yazılıdır. TBK 334. maddesinde Kiralananın geri verilmesi başlığı altında ''Kiracının kiralananı ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. Ancak, kiracının sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir'' düzenlemesi bulunmakta olup yukarda belirtildiği üzere kiralanan davalıya boş, temiz daire olarak kiraya verilmiş davalı kiraya veren ise sözleşme bitiminde kiralananı boyattığına dair fatura ve fotoğraflar sunmuştur, bu durumda davalının bu delillerinin toplanması gerekirken olağan kullanımdan kaynaklı eskimelerden kiracının sorumlu olmayacağına dair gerekçe yerinde değildir. Bundan ayrı sözleşmenin 3. maddesinde '' Kiracıdan doğabilecek zarar ve ziyana mahsup edilmek üzere ve sözleşmenin teminatı olarak alınan depozito kiraya sayıştırılamaz. Kiracı depozito için faiz talep edemez. Tahliyeden sonra zarar-ziyan ve kiracının borçları düşülecek ve kalan miktar kiracının 2. maddede sayılan borçlarını ödediğini kiralayana ibraz etmesinden sonra kiracıya geri ödenecektir. Verilen depozito yapılacak zarar ve ziyanı karşılamazsa kiracı karşılamayı şimdiden kabul ve taahhüt eder '' düzenlemesi bulunmakta, 2. madde de ise kiracının aidat ve diğer giderlerden sorumlu olduğu yer almaktadır. Madde metninden anlaşılacağı üzere kiracı ödemediği kirayı depozitoya sayamaz ise de davalı kiraya veren sayabilir. Davalı kiraya veren 21.12.2011 tarihinde 2011 yılı Ocak ayı ile 2011 yılı Aralık ayları arası eksik ödendiği iddia edilen 2.400 TL kira bedeli için icra takibi başlatıp, itiraz üzerine 07.12.2012 tarihinde itirazın iptali davası açmış ayrıca 2011 Aralık ayından sonraki kira bedellerinin de 200'er TL eksik ödendiğini iddia etmiştir. Bu sebeple davalının bu savunması üzerinde durulmaması da doğru değildir. Öte yandan davacı kiracı 27.06.2012 tarihinde ihtar çekip 06.07.2012 tarihinde anahtarı teslim edeceğini bildirmiş, ihtar davalı kiraya verene 26.07.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı kiraya veren ise anahtarı 31.07.2012 tarihinde yönetimden aldığını beyan ettiğinden yasal anahtar teslim tarihi 31.07.2012 dir. Davalı kiraya veren Temmuz 2012 yılı aidatına dair 253,70 TL lik makbuz sunmuş olup, makbuzun altında Ö. B. adına yatıran H.. A.. yazmaktadır. O halde davalının bu savunması hakkında da davacı kiracıdan diyecekleri sorulup sonucuna göre karar vermek gerekirken yukarda belirtilen hususların tümü dikkate alınmadan yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 
Hüküm bu sebeplerle bozulmalıdır. 
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 Sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 
T.C.
YARGITAY
6. HUKUK DAİRESİ
E. 2014/10319
K. 2015/8185
T. 8.10.2015
DAVA : Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 
KARAR : Dava depozito alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 
2-Davacı vekilinin depozito bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince; 
Taraflar arasında 01.11.2005 Başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile kiralanan dükkan aylık 4.500 TL bedelle davacıya kiralanmış olup, demirbaş olarak kurulu halde, hiç kullanılmamış vinç verildiği belirtilmiştir. Sözleşmenin özel şartlar 4. Maddesinde kiracıdan 5.000 Euro depozito alındığı, tahliye anında borç olmaması durumunda geri ödeneceği belirtilmiştir. Davacı tarafından sunulan banka dekontlarına göre 25.11.2005 tarihinde 8.105,50 TL depozito bedeli ile, ayrıca 07.12.2005 tarihinde açıklama olmaksızın 5.000 TL daha ödeme yapıldığı görülmüştür. 
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kiralayana teminat olarak 5000 Euro ödendiğini ayrıca kiralayana ait vincin teminatı olarak da 5000 TL ödendiğini, kira ilişkisinin son bulmasına rağmen teminatların geri ödenmediğini Ümraniye 3. İcra müdürlüğünün 2009/14985 sayılı dosyasında yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise, davacı kiracının sözleşmeyi süresinden önce sözleşmeye aykırı olarak feshettiğini, makul süreye ilişkin tazminat sorumluluğunun bulunduğunu, Ümraniye 3. İcra müdürlüğünün 2009/8117 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını davalının itiraz ettiğini itirazın iptali için Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/409 sayılı dosyasında dava açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, erken tahliye nedeniyle Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/409 Esas sayılı dosyasında kira parasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasının devam ettiği, 5.000 Euro depozite bedelinin ancak erken tahliye nedeniyle ödemesi gereken kira borcunu ödemesi halinde geri istenebileceği belirtilerek takibin 5.000 TL üzerinden devamına, taşınmaz kirasına ilişkin depozito bedeli talebinin reddine karar verilmiştir. 
Dosya arasında bulunan Ümraniye 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/409 sayılı dosyasının sureti incelendiğinde; Kiralayan vekili tarafından açılan davada, kiracının sözleşme süresi sona ermeden 04.11.2008 tarihli ihtarnamesi ile taşınmazı tahliye edeceğini bildirdiği, kiralananın ancak 2009 yılı Mayıs ayında kiraya verilebildiği, kiracının süre dolmadan kiralananı tahliye etmesi nedeni ile tahliyeden sonraki kira paralarından sorumlu olduğu bu sorumluktan dolayı Ümraniye 3. İcra müdürlüğünün 2009/8117 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığı kiracının itiraz ettiği belirtilerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Eldeki davanın davacısı olan kiracı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu ödeme belgesi incelendiğinde, Ümraniye 3. İcra Müdürlüğünün 26.06.2012 tarih ve 2009/8117 sayılı yazısında, davacı kiracının bakiye dosya borcunun 739,25 TL olduğu muhtıranın tebliğinden itibaren ödemesi gerektiğinin bildirildiği bunun üzerine davacı kiracı tarafından 17.07.2012 tarihinde 739,25 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. 
Mahkemece her ne kadar erken tahliye nedeni ile kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibinden dolayı açılan itirazın iptali davasının devam ettiği, depozito bedelinin, erken tahliye nedeni ile ödenmesi gereken kira bedeli ödendiği takdirde geri istenebileceği, depozito iadesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle 5.000 Euro depozito bedelinin iadesine ilişkin dava reddedilmiş ise de, davacı kiracı vekili tarafından sunulan icra müdürlüğünün yazısı ve ekli ödeme belgesinden dosya borcunun tamamının hükümden önce ödenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple mahkemece erken tahliye nedeni ile makul süre kira alacağının tahsili için yapılan icra takibi nedeni ile Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/409 sayılı dosyasında yapılan yargılamanın sonucunda davacı kiracının hangi miktarda kira bedeli ile sorumlu tutulduğu ve davacı kiracının Ümraniye 3. İcra müdürlüğünün 2009/8117 sayılı dosyasına yapmış olduğu ödemeler üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. 
SONUÇ : Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 
T.C.
YARGITAY
6. HUKUK DAİRESİ
E. 2014/8790
K. 2015/5135
T. 27.5.2015
DAVA : Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 
KARAR : Dava, kiracı tarafından kiralayanlar aleyhine açılan depozito bedelinin iadesi ve fazla ödenen 15 günlük 600 TL kira bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kabulüyle Ankara 9 İcra Müdürlüğünün 2013/17715 E. sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin 2.000,00- TL üzerinden devamına, kabul edilen miktarın %20'si olan 400,00-TL icra inkar tazminatına, davacı vekilinin 600,00-TL kira alacağını atiye bırakması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalıya ait taşınmazı 01.08.2008 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile aylık 1.200,00-TL bedelle kiraladıklarını, kira bedellerinin her ayın başında peşin olarak davalının hesabına yatırıldığını, taşınmazı 15.02.2013 tarihinde tahliye ettiklerini, taşınmazın anahtarını emlakçıların huzurunda davalıya teslim ettiğini, ayrıca taşınmazın badanalı olarak teslim edildiğine şahit olduklarını, taşınmazın tahliye edildikten çok kısa süre sonrada satıldığını, davalının hesabına 15 günlük oturulmayan kira bedelini yatırdığını, oturulmayan 15 günlük kira bedeli 600,00-TL nin ve 1000 USD depozitonun davalı tarafından iade edilmediğini, alacaklarının tahsili için Ankara 9 İcra Müdürlüğünün 2013/17715 e sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 16/06/2014 tarihli celsedeki beyanında 600 TL kira farkı alacağını atiye bıraktıklarını bildirmiştir. 
Davalı kiralayan vekili, Davacı kiracının müvekkiline sözlü veya yazılı hiçbir şekilde haber vermeden, kiralananı eksiksiz ve hasarsız bir şekilde teslim etmeksizin, anahtarı emlakçıya bırakmak suretiyle kiralananı boşaltıp gittiğini, odaların duvarlarına çok sayıda çivi çakıldığını, parkelerin yer yer parçalandığını, kapı boyalarının döküldüğünü, banyo Hilton dolapları ve aynalarının buzlandığını ve kullanılmaz hale geldiğini, davacının sonradan kaliteli olmayan bir boya yaptırdığını, kapıları dahi boyatmadığını, dairenin bu hali ile ancak 10.07.2013 tarihinde ederinden 25.000,00-TL civarında daha az bir bedele satılabildiğini, davacının verdiği depozito bedelinin yıllardır yapmadığı artış, kiralanana 
verdiği zarar ve ödemediği aylara dair kira bedeli olduğunu, bunlar mahsup edildikten sonra kalan kısım için dava açılacağını belirterek, haksız davanın reddini savunmuş, mahkemece, davanın kabulüne, 2000 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, kabul edilen miktarın %20'si olan 400,00-TL icra inkar tazminatına davacı vekilinin 600,00-TL kira alacağını atiye bırakması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 
Taraflar arasında 01.08.2008 başlangıç tarihli 1 yıl süreli aylık kira bedeli 1200 TL olan kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 15. maddesinde '' Kiracı kiralayana 1.000 USD nakit olarak teminat vermiştir. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Davalı savunmasında hor kullanma ve kira alacağı olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece, davalıya hangi aylara dair kira alacağı olduğu açıklattırılarak ayrıca hor kullanmadan kaynaklanan alacak için de gerekirse yeniden konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişilerden gerekirse yerinde keşif yapılarak kiralanandaki hasarların kalem kalem ayrıntılı şekilde, m2, büyüklük, model, marka birim fiyatları vs. gibi özellikleri tespit edilmeli, tespit edilen hasarlı yerler ve malzemelerin yıpranma payları düşülerek, yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm verilmesi doğru değildir. 
Öte yandan, davacı 16.06.2014 tarihli oturumda 600 TL kira farkına dair alacağı atiye terk ettiğini bildirmesine karşın bu konuda davalının açık rızası alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 
Hüküm bu sebeplerle bozulmalıdır. 
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 Sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, müvekkillerine kira hukuku süreçlerinde Adana'da kira hukuku avukatı olarak rehberlik ederek, en iyi sonuçları elde etmelerine yardımcı olmaktadır.

İlgili İçerikler

Büro Bilgilendirmesi

Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, karar incelemesi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.