Yayın türü: Karar İncelemesi
Faaliyet alanı: Ceza Hukuku
Hukukî dayanak: TCK m.109, 110; CMK m.217
Meta açıklama: TCK m.109, alıkoyma, götürme, kapatma, rıza, cebir-tehdit-hile, etkin pişmanlık ve deliller.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut dosyada olay tarihi, görev, süre ve güncel mevzuat ayrıca incelenmelidir.
Kararın Künyesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2017/548, K.2019/1, T.15.01.2019
Kaynak niteliği: Web doğrulaması / Doğrudan yargı kararı
Uyuşmazlığın Hukukî Sorunu
TCK m.109 bakımından suçun oluşması için mağdurun mutlaka bir odaya, araca veya başka bir kapalı yere kilitlenmesi gerekir mi? Açık alanda cebir kullanılarak belirli bir mesafeye sürüklenen kişinin hareket özgürlüğü fiilen kaldırıldığında bağımsız hürriyetten yoksun kılma suçu oluşur mu?
Yüksek Mahkemenin Kabulü
Ceza Genel Kurulu, suçun kapalı mekânda işlenmesinin zorunlu olmadığını; mağdurun hareket ve yer değiştirme özgürlüğünün fiilen kaldırılmasının yeterli olduğunu kabul etmiştir.
Kapalı mekân şartı yoktur
TCK m.109 serbest hareketli bir suçtur. Bir yere kapatma yalnızca örneklerden biridir; açık alanda tutma, sürükleme veya gitmeye engel olma da suçun maddi unsurunu oluşturabilir.
Fiilî hareket özgürlüğünün kaldırılması
Değerlendirme, mağdurun iradesine uygun hareket edip edemediğine göre yapılır. Cebirle ana yoldan uzak bir alana götürülen mağdurun hareket serbestisi fiilen ortadan kaldırılmıştır.
Sürenin tek başına belirleyici olmaması
Kısıtlamanın kısa sürmesi suçun oluşmasını kendiliğinden engellemez. Süre, fiilin mağdurun hareket özgürlüğünü gerçek anlamda kaldırıp kaldırmadığıyla birlikte ele alınır.
Diğer suçlarla içtima
Hürriyeti sınırlayan eylem başka bir suçun zorunlu ve kaçınılmaz unsuru sınırını aşıyorsa, TCK m.109 bakımından ayrıca sorumluluk gündeme gelebilir.
Kararın Uygulamaya Etkisi
Karar, “olay açık alanda gerçekleşti” gerekçesinin tek başına beraat için yeterli olmadığını göstermektedir. Mahkeme; mağdurun iradesine rağmen yer değiştirmeye zorlanıp zorlanmadığını, uzaklığı, cebrin yoğunluğunu, kurtulma imkânını ve fiilin diğer suçlardan bağımsız bir haksızlık oluşturup oluşturmadığını somut delillerle incelemelidir.
Kararın Gerekçesinin Ayrıntılı İncelenmesi
Suçun oluşması için kilitli oda gerekmez
Yerel mahkemenin açık alan gerekçesi Ceza Genel Kurulunca kabul edilmemiştir. TCK m.109, kişiyi belirli bir mekâna kapatmayı değil, bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğünün hukuka aykırı biçimde kaldırılmasını cezalandırır. Bu nedenle yol, arazi, park, araç veya herkesin girebildiği başka bir alan da suçun işlendiği yer olabilir.
Kısıtlamanın fiilî yoğunluğu değerlendirilir
Her temas veya kısa süreli yönlendirme hürriyetten yoksun kılma değildir. Davranışın mağdurun özgür iradesiyle hareket etmesini gerçekten engellemesi gerekir. İncelenen olayda mağdurenin dövülmesi, saçından tutulması ve ana yoldan uzak boş araziye sürüklenmesi birlikte değerlendirildiğinde bu yoğunluk gerçekleşmiştir.
Mesafe ve süre yardımcı ölçütlerdir
Karardaki yaklaşık 23 metrelik sürükleme, tek başına matematiksel bir eşik değildir. Mesafe, süre, cebrin derecesi, mağdurun kaçma veya yardım isteme olanağı ve olay yerinin özellikleri birlikte incelenir. Çok daha kısa mesafede de hareket özgürlüğü tümüyle kaldırılabilir; daha uzun bir yolculuk ise geçerli rıza varsa suç oluşturmayabilir.
Bağımsız suç olup olmadığı tartışılmalıdır
Hürriyeti sınırlayan hareket başka bir suçun işlenmesi sırasında ortaya çıkmışsa, sınırlamanın o suçun zorunlu sınırını aşıp aşmadığı değerlendirilir. Mağdurun bağımsız biçimde bir yere götürülmesi, tutulması veya kaçmasının engellenmesi ayrı bir haksızlık oluşturduğunda TCK m.109’dan ayrıca hüküm kurulabilir.
Delil Değerlendirmesi
Mağdurun olayın hemen ardından verdiği anlatım, adli rapordaki cebir izleri, telefon ve baz kayıtları, olay yeri krokisi, eşyanın bulunduğu mesafe, kamera görüntüleri ve tanıkların duyduğu yardım çağrıları birbirini doğrulayan deliller olarak değerlendirilmelidir. Karar, yalnız soyut mağdur beyanına değil, beyanı destekleyen maddi bulguların bütününe dayanması bakımından da uygulama açısından yol göstericidir.
Güncellik Notu
Karar, suçun açık veya kapalı alanda işlenebilmesine ve fiilî hareket özgürlüğünün kaldırılmasına ilişkin güncel nitelikte temel ilkeler içermektedir.
Kaynak Metin / Doğrulama İçin Alıntılanan Bölüm
T.C. YARGITAY
CEZA GENEL KURULU
Esas No: 2017/548
Karar No: 2019/1
Karar Tarihi: 15.01.2019
DOĞRULANMIŞ KARAR BÖLÜMÜ
Sanığın yolda yürüyen mağdurenin önünü kesip telefonunu zorla aldığı, mağdureye vurduğu ve saçından tutarak yol kenarındaki boş araziye sürüklediği kabul edilmiştir. Yerel mahkeme, olayın kapalı mekânda gerçekleşmemesini beraat gerekçelerinden biri yapmıştır.
Ceza Genel Kurulu, TCK m.109’daki suçun koruduğu hukuki değerin kişinin hareket ve yer değiştirme özgürlüğü olduğunu; suçun serbest hareketli nitelikte bulunduğunu belirtmiştir. Mağdurun hareket özgürlüğünün kaldırılması sonucunu doğuran fiilin açık veya kapalı alanda, kısa veya uzun süreli gerçekleştirilmesinin tek başına belirleyici olmadığını vurgulamıştır.
Mağdurenin saçından tutulup ana yoldan yaklaşık 23 metre uzaktaki boş araziye sürüklenmesi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır.
Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, müvekkillerine ceza hukuku süreçlerinde Adana'da ceza hukuku avukatı olarak rehberlik ederek, en iyi sonuçları elde etmelerine yardımcı olmaktadır.
Bilgilendirme Notu
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın belgeleri, süreleri ve güncel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.
Büro Bilgilendirmesi
Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, karar incelemesi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.