Karar künyesi:* Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2014/224, K.2015/2354, T.23.10.2015

Temel sonuç:* Reşit kişinin anne veya babasıyla birlikte yaşamaya zorlanamayacağı; bağımsız konutta yaşama isteğinin konut ihtiyacının samimiyetini desteklediği kabul edilmiştir.

Kararın ele aldığı hukuki sorun

Karar, ihtiyaç nedeniyle tahliye ve kira uyuşmazlıkları uyuşmazlığında hangi maddi olguların belirleyici olduğunu ve karar merciinin hangi delilleri birlikte değerlendirmesi gerektiğini göstermektedir.

Uyuşmazlığın hukuki çerçevesi

Kiraya veren, kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için gerçek, samimi ve zorunlu konut ya da işyeri ihtiyacı varsa tahliye davası açabilir.

Kararın değerlendirdiği sorun, özellikle “İhtiyacın üç niteliği” ve “Yetişkin kişinin ayrı yaşama hakkı” başlıklarının somut olayda nasıl ayrılacağı noktasında yoğunlaşmaktadır.

Karar merciinin vardığı sonuç

Reşit kişinin anne veya babasıyla birlikte yaşamaya zorlanamayacağı; bağımsız konutta yaşama isteğinin konut ihtiyacının samimiyetini desteklediği kabul edilmiştir.

Sonuç, kira sözleşmesi ile tapu kaydı gibi temel delillerin toplanması ve tarafların maddi vakıalarının doğru nitelendirilmesi gereğine dayanmaktadır.

Gerçek karar metni

Aşağıdaki metin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2014/224, K.2015/2354, T.23.10.2015 künyeli kararın Bilgi Deposu’ndaki belgesinden alınmıştır. Sigorta Tahkim kararlarında taraf, adres ve iletişim bilgileri kişisel verilerin korunması amacıyla çıkarılmıştır.

Hukuk Genel Kurulu         2014/224 E.  ,  2015/2354 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/11/2013 NUMARASI : 2013/574-2013/729 Taraflar arasındaki "ihtiyaç nedeniyle tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk (kapatılan Kadıköy 4. Sulh Hukuk) Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.01.2013 gün ve 2012/705 E. 2013/31 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 02.07.2013 gün ve 2013/9535 E. 2013/11377 K. sayılı ilamıyla;  "...Dava, konut ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.  Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01.06.2008 başlangıç tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, kira sözleşmesinin bir yıl süreli olduğunu, bu güne kadar annesi ile birlikte yaşayan müvekkilinin yetişkin bir kişi olup annesinden ayrı ve bağımsız bir yaşam tercih ettiğini, bu nedenle dava konusu bağımsız bölüme ihtiyacı olduğunu, uygun bir tarihte keşide edilen ihtara rağmen davalının kiralananı tahliye etmediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.  Davalı ise ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını, tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın samimi, gerçek ve zorunlu olması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davacının annesinden ayrı bir ev açma düşüncesi ve dolayısıyla konut ihtiyacı samimi görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.  Davacı 10.05.1973 doğumlu olup dava tarihi itibariyle 39 yaşındadır. Reşit olan bir kimsenin ayrı meskende oturması yasal hakkıdır. Anne veya babası ile birlikte oturmaya zorlanamaz. Dinlenen davacı tanıkları ihtiyaçlı olan davacının halen annesi ile birlikte oturduğunu artık annesinden bağımsız ayrı bir evde yaşamak istediğini bildirmişlerdir. Bu olgu tek başına konut ihtiyacının varlığını kabule yeterli olup bağımsız bölümün uzunca bir süre davacının mülkiyetinde olmasına rağmen davacının bu güne kadar kiralananda oturmayı tercih etmediği ve bundan sonrada oturma niyetinin bulunmadığına  yönelik mahkemenin kabulü yerinde değildir. Bu bakımdan mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır..." gerekçesiyle karar bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI  Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:   Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı  bozulmalıdır.  S O N U Ç : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan harcın iadesine, 23.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi. T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu ESAS NO            : 2014/6-224 KARAR NO          : 2015/2354        Y A R G I T A Y   İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ        : İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ                 : 14/11/2013 NUMARASI           : 2013/574 - 2013/729 DAVACI                : S.A. vekili Av. D.Ö. DAVALI                : A.T. vekili Av. M.A. Taraflar arasındaki "ihtiyaç nedeniyle tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk (kapatılan Kadıköy 4. Sulh Hukuk)  Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.01.2013 gün ve 2012/705 E. 2013/31 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 02.07.2013 gün ve 2013/9535 E. 2013/11377 K. sayılı ilamıyla; "... Dava, konut ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01.06.2008 başlangıç tarihli sözleşme uyarınca kiracı olduğunu, kira sözleşmesinin bir yıl süreli olduğunu, bu güne kadar annesi ile birlikte yaşayan müvekkilinin yetişkin bir kişi olup annesinden ayrı ve bağımsız bir yaşam tercih ettiğini, bu nedenle dava konusu bağımsız bölüme ihtiyacı olduğunu, uygun bir tarihte keşide edilen ihtara rağmen davalının kiralananı tahliye etmediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını, tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın samimi, gerçek ve zorunlu olması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davacının annesinden ayrı bir ev açma düşüncesi ve dolayısıyla konut ihtiyacı samimi görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacı 10.05.1973 doğumlu olup dava tarihi itibariyle 39 yaşındadır. Reşit olan bir kimsenin ayrı meskende oturması yasal hakkıdır. Anne veya babası ile birlikte oturmaya zorlanamaz. Dinlenen davacı tanıkları ihtiyaçlı olan davacının halen annesi ile birlikte oturduğunu artık annesinden bağımsız ayrı bir evde yaşamak istediğini bildirmişlerdir. Bu olgu tek başına konut ihtiyacının varlığını kabule yeterli olup bağımsız bölümün uzunca bir süre davacının mülkiyetinde olmasına rağmen davacının bu güne kadar kiralananda oturmayı tercih etmediği ve bundan sonrada oturma niyetinin bulunmadığına  yönelik mahkemenin kabulü yerinde değildir. Bu bakımdan mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır..." gerekçesiyle karar bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN: Davacı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:   Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. S O N U Ç : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan harcın iadesine, 23.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Kararın gerekçesinin çözümlemesi

1. İhtiyacın üç niteliği

İhtiyaç dava tarihinde doğmuş olmalı, yargılama boyunca devam etmeli ve geçici ya da varsayımsal olmamalıdır. Mahkeme tarafların yaşam koşullarını ve alternatif taşınmazları araştırır.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle kira sözleşmesi üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

2. Yetişkin kişinin ayrı yaşama hakkı

Reşit kişinin anne veya babasıyla yaşamaya zorlanamayacağı, kendi bağımsız konut düzenini kurma isteğinin tek başına samimiyetsiz sayılamayacağı kabul edilmektedir.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle tapu kaydı üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

3. Dava açma süresi

Belirli süreli sözleşmede sürenin bitiminden itibaren bir ay içinde; belirsiz süreli sözleşmede fesih dönem ve bildirim sürelerine göre dava açılır. Süre içinde yazılı bildirim hakkı bir kira yılı uzatabilir.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle nüfus kayıtları ve ihtiyaç sahibinin ikametgâhı üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

4. Arabuluculuk

Doğrudan tahliye davasından önce kira uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk uygulanır. Arabuluculuk süreci dava süresiyle birlikte dikkatle planlanmalıdır.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle i̇htar ve arabuluculuk son tutanağı üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

5. İspat

Mevcut konutun yetersizliği, aileyle birlikte yaşama, evlilik hazırlığı, iş veya sağlık gereği, tahliye edilen eve taşınma planı ve başka uygun taşınmaz bulunmaması delillendirilir.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle mevcut konut ve alternatif taşınmaz kayıtları üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

Kararın kapsamı ve sınırları

Kararın emsal değeri “Reşit kişinin anne veya babasıyla birlikte yaşamaya zorlanamayacağı; bağımsız konutta yaşama isteğinin konut ihtiyacının samimiyetini desteklediği kabul edilmiştir.” ilkesiyle sınırlıdır. Olay tarihi, taraf sıfatı, talep sonucu veya kira sözleşmesi bakımından önemli bir farklılık varsa aynı sonucun çıkacağı varsayılmamalıdır.

Dilekçede nasıl kullanılmalıdır?

Dilekçede önce Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2014/224, K.2015/2354, T.23.10.2015 künyesi yazılmalı; sonra kararın çözdüğü maddi sorun iki cümlede özetlenmelidir. Ardından mevcut dosyada davacı dava konusu taşınmazın maliki ve kiraya verenidir; davalı … başlangıç tarihli sözleşmeyle kiracıdır. olgusunun karardaki vakıayla benzerliği veya farkı açıklanmalı ve “kiralananın ihtiyaç nedeniyle tahliyesine” talebinin bu içtihatla neden desteklendiği gösterilmelidir.

Güncellik notu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2014/224, K.2015/2354, T.23.10.2015 tarihinden sonra TBK m.350, 353 ve 355; 6325 sayılı Kanun m.18/B hükümlerinde veya görevli dairelerin iş bölümünde değişiklik bulunup bulunmadığı yayın tarihinde kontrol edilmelidir. Karar metni, olay tarihindeki hukukla güncel hukuk ayrıştırılarak kullanılmalıdır.

Sonuç

Reşit kişinin anne veya babasıyla birlikte yaşamaya zorlanamayacağı; bağımsız konutta yaşama isteğinin konut ihtiyacının samimiyetini desteklediği kabul edilmiştir.

İlgili İçerikler

Büro Bilgilendirmesi

Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, karar incelemesi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.