ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE
DAVACI : [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres]
VEKİLİ : Av. Ahmet Özer
Çınarlı Mah. T. Cemal Beriker Bulv. No: 52 Gizerler İş Merkezi K: 4 D:
42 Seyhan/ADANA
DAVALILAR : 1. [Vekil]
2. [Taşınmazı devralan güncel malik]
3. [Varsa sonraki malik]
DAVA KONUSU : Vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle [ada/parsel] taşınmazının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili; tescil mümkün olmazsa taşınmazın gerçek değerinin faiziyle tazmini ve ihtiyati tedbir talebidir.
DAVA DEĞERİ : [Taşınmazın güncel/devir tarihine göre harca esas değeri]
AÇIKLAMALAR
Davacı, [amaç] işlemi için davalı [vekil]’e [noter/tarih/yevmiye] sayılı vekâletname vermiştir. Vekâletin veriliş amacı [somut talimat] olup davacının taşınmazını karşılıksız veya düşük bedelle devretme iradesi bulunmamaktadır.
Davalı vekil, vekâletnameyi kullanarak davacıya ait [taşınmaz]ı [tarih] tarihinde diğer davalıya [resmi bedel] TL üzerinden devretmiştir. O tarihte taşınmazın gerçek piyasa değeri yaklaşık [….] TL’dir. Aradaki açık ve aşırı fark, işlemin davacı yararına yapılmadığını göstermektedir.
Resmi senette bedelin ödendiği yazılı olsa da davacının banka hesaplarına herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Davalılar bedelin nerede, ne zaman ve nasıl ödendiğini açıklayamamaktadır.
Devralan davalı ile vekil arasında [akrabalık/ortaklık/ticari bağ] vardır. Devralan taşınmazın davacı tarafından kullanılmaya devam edildiğini, satış iradesi bulunmadığını ve bedelin gerçek değerin çok altında olduğunu bilmektedir. Bu nedenle TMK m. 1023 anlamında iyiniyetli değildir.
TBK m. 506 uyarınca vekil, vekâlet verenin yararına ve iradesine uygun hareket etmek, onu zarara uğratacak işlemlerden kaçınmak zorundadır. Vekâletnamede geniş yetki bulunması sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin E.2014/8229, K.2015/7977 sayılı kararında, vekâletnamenin hileyle alınması iddiasının vekâlet görevinin kötüye kullanılması iddiasını da içerdiği ve bu davaların zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi olmadığı kabul edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın yeniden devredilmesi hâlinde hakkın elde edilmesi ciddi biçimde güçleşecektir. Tapu kaydına üçüncü kişilere devri önleyici ihtiyati tedbir konulması gereklidir.
Mahkemece devralanın iyiniyetli olduğu veya tescilin başka nedenle mümkün olmadığı kabul edilirse, terditli talebimiz uyarınca taşınmazın gerçek değerinin davalılardan sorumluluk durumlarına göre tahsiline karar verilmelidir.
HUKUKİ NEDENLER
TBK m. 506 ve devamı, TMK m. 2, 3, 1023, 1024, HMK m. 111, 389 ve devamı ile ilgili mevzuat.
DELİLLER
Vekâletname, tapu kayıtları ve resmi senet, devir zinciri, banka kayıtları, vergi ve harç kayıtları, emsal satışlar, keşif ve bilirkişi, taraflar arasındaki yazışmalar, telefon kayıtları gerektiğinde, tanık, yemin ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM
- Taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tapu kaydına
ihtiyati tedbir konulmasına,
- [Ada/parsel] taşınmazının davalı adına olan kaydının iptali ile
davacı adına tesciline,
- Tescil mümkün olmazsa taşınmazın bilirkişiyle belirlenecek gerçek
değerinin faiziyle davalılardan tahsiline,
- Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine
karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz. [Tarih]
Av. Ahmet Özer
Uyarlama Notu
Bu dilekçe örneği genel bir taslaktır. Somut olaya göre görev, yetki, süre, arabuluculuk, harç, deliller ve güncel mevzuat bakımından uyarlanmalıdır.
Büro Bilgilendirmesi
Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, dilekçe örneği kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.