Karar künyesi:* Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 2026/İHK-44168, T.10.06.2026 (Başvuru 2026.E.41173)

Temel sonuç:* Başvuranın eksper raporu bulunması her durumda alacağı kesin hâle getirmez; gerçek hasarın tarafsız bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gereken olayda belirsiz alacak başvurusunun hukuki yarar yokluğuyla reddi doğru değildir.

Kararın ele aldığı hukuki sorun

Karar, trafik hasarı, eksik sigorta ödemesi ve tahkim uyuşmazlığında hangi maddi olguların belirleyici olduğunu ve karar merciinin hangi delilleri birlikte değerlendirmesi gerektiğini göstermektedir.

Uyuşmazlığın hukuki çerçevesi

Sigorta şirketinin eksper veya anlaşmalı servis hesabı, zarar görenin gerçek hasarını her zaman karşılamayabilir. Hasar bedeli, aracın kaza öncesi hâline uygun onarım maliyeti ve piyasa koşulları üzerinden belirlenir.

Kararın değerlendirdiği sorun, özellikle “Gerçek zarar ilkesi” ve “Sigorta şirketine ön başvuru” başlıklarının somut olayda nasıl ayrılacağı noktasında yoğunlaşmaktadır.

Karar merciinin vardığı sonuç

Başvuranın eksper raporu bulunması her durumda alacağı kesin hâle getirmez; gerçek hasarın tarafsız bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gereken olayda belirsiz alacak başvurusunun hukuki yarar yokluğuyla reddi doğru değildir.

Sonuç, kaza tespit tutanağı ve kusur belgeleri ile poliçe ve sigorta başvuru kayıtları gibi temel delillerin toplanması ve tarafların maddi vakıalarının doğru nitelendirilmesi gereğine dayanmaktadır.

Gerçek karar metni

Aşağıdaki metin, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 2026/İHK-44168, T.10.06.2026 (Başvuru 2026.E.41173) künyeli kararın Bilgi Deposu’ndaki belgesinden alınmıştır. Sigorta Tahkim kararlarında taraf, adres ve iletişim bilgileri kişisel verilerin korunması amacıyla çıkarılmıştır.

İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI BAŞVURU TARİHİ VE SAYISI : 20/01/2026 – 2026.E.41173 İTİRAZA KONU KARAR TARİHİ VE SAYISI : 22/03/2026 – K-2026/171760 İTİRAZ TARİHİ VE SAYISI : 01/04/2026 - 2026.i.29240 İTİRAZ HAKEM HEYET KARAR TARİH VE SYISI : 10/06/2026 - 2026/İHK-44168 [TARAF, VEKİL, ADRES VE İLETİŞİM BİLGİLERİ KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI AMACIYLA ÇIKARILMIŞTIR.] UYUŞMAZLIK TUTARI : 92250.05 TL İTİRAZA KONU KARAR TUTARI : 0 TL Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır Bu döküman e-imzalıdır Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm- belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm İTİRAZ HAKEM HEYETİ : AHMET VELİOĞLU (Koordinator) (Sicil No: 03142 ) YAVUZ AYTEKİN (Sicil No: 03148 ) DİDEM ALGANTÜRK LİGHT (Sicil No: 03012 ) 1.BAŞVURUYA KONU UYUŞMAZLIK VE İTİRAZ HAKEM HEYETİNE İNTİKALİ 1.1.Uyuşmazlık Konusu Olay Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı 01 AFT 342 plakalı araç ile başvurana ait 01 HE 527 plakalı aracın 20/12/2025 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu, başvurana ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 47.497,09–TL (ıslah ile 89.752,96-TL) hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve 2.497,09-TL ekspertiz ücretiyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline ilişkindir. 1.2. Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine İntikal Etme Süreci Sigorta Uyuşmazlık Hakemliğinin 22/03/2026 tarihli gerekçeli kararına karşı başvuran vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz yetkilisi tarafından yapılan incelemede itirazın süresi içinde yapıldığı ve diğer şartların yerinde olduğu tespit edildikten sonra İtiraz Hakem Heyetine tevdiine karar verilerek gönderilen elektronik dosya itiraz hakem heyetimiz tarafından teslim alınmış ve karar için dosya üzerinde yapılacak inceleme yeterli bulunmuştur. 2.UYUŞMAZLIK HAKEMİ/HAKEM HEYETİNCE VERİLEN HÜKÜM Sigorta Uyuşmazlık Hakemliği tarafından; 1.Başvurunun reddine, 2.Başvuru sahibi tarafından yapılan masrafın kendi üzerinde bırakılmasına, 3. Sigorta şirketi avukat ile temsil edildiğinden AAÜT’nin 13 ve 17/2. maddeleri gereği 9.000 TL vekalet ücretinin başvuru sahibinden alınarak aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketine verilmesine, karar verilmiştir. Uyuşmazlık Hakemliğince verilen karara karşı, başvuran vekilince aşağıda belirtilen iddialar doğrultusunda itiraz edilmiştir. 3. TARAFIN/TARAFLARIN İTİRAZ GEREKÇELERİ VE TALEPLERİ Başvuran vekili tarafından, araçta meydana gelen gerçek hasar bedeli tespitinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketi lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu, İddiaları ileri sürülerek karara itiraz edilmiştir. 4.UYUŞMAZLIĞA UYGULANACAK HÜKÜMLER Uyuşmazlığın çözümünde; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Sigortacılıkta Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır Bu döküman e-imzalıdır Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm- belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm Tahkime İlişkin Yönetmelik, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Yargıtay içtihatları ve ilgili sair mevzuat dikkate alınmıştır. 5.DEĞERLENDİRME, GEREKÇELİ KARAR 5.1.Değerlendirme 5684 sayılı Kanun’un 30/12. Md. uyarınca itiraz taleplerini inceleme, değerlendirme ve karar verme yetkisine sahip İtiraz Hakem Heyetimiz; anılan Kanun’un 30/15. Md. “Hakemler, sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir.” hükmü ile 30/23. Md’nin “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır.” hükmüne kapsamında itirazlarla sınırlı olarak dosya incelenmiştir. İnceleme yapılırken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca, Türk hukukunu re’sen uygulanmıştır. Bu bağlamda; 04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince ileri sürülen olayları hukuken nitelendirilmiş ve uygulanacak kanun hükümler tespit edilerek uygulanmıştır. İnceleme ve değerlendirmeler itirazda bulunanın lehine ve ileri sürdüğü sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, aleyhine kararın bozulamayacağı dikkate alınmıştır. Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede itirazların süresinde olduğu, masrafların yatırıldığı başvuruyla talep edilen miktar, itiraza konu edilen miktar, olay ve başvuru içeriğine göre itiraz hakem heyetimizin iş bu itirazı incelemek ve değerlendirmekte görevli ve yetkili olduğu kanaatine varılmıştır. 5.2.Gerekçeli Karar Dava, trafik kazası sonucu başvuranın aracında oluşan hasar bedeli zararının tazmini istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1409. Maddesinde, sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve devamı maddelerinde, motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi esnasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu poliçe limiti dahilinde ve kusur oranına göre tazmin etme zorunluluğu bulunmaktadır. O halde başvuran vekilinin bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar verildiğine yönelik itirazlarının değerlendirilmesinde; Uyuşmazlık hakemliği kararında; “…Yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru sahibine ait 01 HE 527 plakalı araçta, 20.12.2025 tarihli kaza sebebiyle hasar oluştuğu iddiasıyla hasar kaybı bedeli talebinde bulunulmuş ise de, hasar kaybı bedelinin sigorta şirketine başvuru yapılırken aldırılan eksper raporuyla belirlenmesine hatta başvuruda miktar “90.392,18 TL” şeklinde belirtilmesine rağmen belirsiz alacak davası şeklinde başvuru yapılmasında hukuki yarar bulunmadığından HMK’nın 114/1 h ve 115/2 maddeleri gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.” Şeklinde gerekçeye yer verildiği görülmektedir. Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır Bu döküman e-imzalıdır Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm- belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Belirsiz alacak davası” başlıklı 107.maddesinde “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” hükmüne; “Kısmi Dava” başlıklı 109.maddesinde ise “Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Tahkim yargılaması yürütülürken bilirkişi raporları doğrultusunda değer kaybının tespitinde işçilik ücreti, zarara dahil edilen/edilmeyen parçalar, rayiç bedeller, iskonto oranları gibi birbirinden farklı parametrelere dikkate alınmaktadır. Bu parametrelere bağlı olarak ve bunların değerlendirilme aşamasında ciddi farkların olabileceği göz önüne alındığında, tazminata esas değer kaybı miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi ve başvuru dilekçesinde bunun açık ve net bir biçimde ileri sürülmesi başvurandan beklenemez. Bu kapsamda, alacağının miktarı belli olmayan başvuranın talebi, kısmi değil belirsiz alacak davası olarak değerlendirilmek zorundadır. (Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/1099 E. – 2019/460 K.) Uyuşmazlıkta başvuran vekili tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak araçta meydana gelen 47.497,09-TL’lik zararın tazmini istemiyle yapmış olduğu başvurunun, belirsiz alacak davası açma koşullarını sağladığı ve dosya kapsamından hukuki yararın varlığı açıkça görüldüğünden, bilirkişi incelemesi yapılması kanaatine varılmıştır. Hasar bedelinin belirlenmesi, 6100 sayılı HMK’nın “Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller” başlıklı 266.maddesi uyarınca çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirdiğinden dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerekmektedir. İtiraz Hakem Heyetimizce alınan bilirkişi raporunda özetle; “Kaza nedeniyle başvurana ait 01HE527 plakalı, TOYOTA COROLLA 1.5 SD marka/tip, 2021 model olan araçta, Raporumda kaza tarihi itibariyle geçerli olan parça fiyatları ile benzer hasarlı bir aracın onarımı ile ilgili kaza tarihinde piyasa genelinde talep edilebilecek ortalama ve makul işçilik tutarları dikkate alınmıştır. Aracın değişen parçaları raporumda orijinal olarak değerlendirilmiş ve alınabilecek olan %10 iskonto uygulanmıştır. Aracın onarımının ekonomik olduğu kanaati edinilmiştir. TESPİT EDİLEN HASAR: 89.752,96-TL” Hesaplama ve tespitleri yer almaktadır. İtiraz bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Başvuran vekili ıslah dilekçesi ile talebini 89.752,96-TL olarak arttırmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili tarafından belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, kusur oranlarının hatalı belirlendiği, hasar bedelinin fahiş Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır Bu döküman e-imzalıdır Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm- belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm olduğu ve iskontolu KDV hariç belirlenmesi gerektiği itirazlarında bulunulmuştur. Davalı sigorta şirketinin belirsiz alacak itirazı yukarıda değerlendirildiğinden reddine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketince kusur yönünden yeniden araştırma yapılarak bilirkişi raporu aldırılması ve kusur oranlarının yeniden belirlenmesi talep edilmiş ise de 20/12/2025 tarihli kaza tespit tutanağında görüldüğü üzere sigortalı araç sürücüsünün park yerinden çıkarken seyir halindeki başvuran araca çarptığı ve %100 kusurlu atfedildiği, ayrıca İtiraz Hakem Heyetimizce alınan bilirkişi raporunda; “1- 01 AFT 342 Plakalı Kamyonet Sürücüsü Mehemet TOKMAK’ın, trafik kazasının oluşumunda yukarıda açıklaması bulunan 2918 Sayılı K.T.K. ilgili Maddelerini ihlal ettiğinden, %100 (Yüzde Yüz Oranında) ASLİ KUSURLU olduğu, 2- 01 HE 527 Plakalı Otomobil Sürücüsü Hatice EFE’nin, trafik kazasının oluşumunda, yukarıdaki açıklamalar ve kazanın oluş şekli dikkate alındığında KUSURSUZ olduğu…” tespitleriyle sigortalı aracın %100 kusurlu olduğu, kusur bakımından aydınlatılması gereken başkaca bir husus bulunmadığı anlaşılarak bahse konu itirazın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’un 85/1 ve 90.maddeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddeleri göz önünde bulundurularak, Yargıtay 4. ve 17. Hukuk Dairelerinin kararlarında, gerçek zararın tazmini ilkesi gereğince hasar bedelinin tespitinde davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı ödemesi gerekeceği, zira zarar görenin çıkma parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceğinden, araç bu şekilde tamir edilse bile bu durum başvuranın malvarlığında eksilmeye yol açacağı için uyuşmazlığın niteliğine göre orijinal veya eş değer parçaya göre gerçek zararın belirlenmesi gerektiği açıklanmıştır. 09.10.2020 tarih ve 31269 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci ve ikinci cümlesinde yer alan “…genel şartlar…” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğine göre araçtaki gerçek zararın HMK, TTK ve TBK ilgili maddelerine göre tespiti gerekmektedir. Öte yandan 14 Şubat 2023 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 tarih, 2021/82 esas, 2022/167 karar sayılı kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinin birinci fıkrasına eklenen ikinci cümle ile, 90. Maddesine eklenen ikinci fıkrası iptal edilmiştir. Bu karar ile 2918 sayılı yasanın 90. Maddesinde 04/12/2021 tarihli Genel Şartlar ekinin dayanağı olan 09/06/2021 tarihli 7327 sayılı kanunla yapılan değişiklikler iptal edilmiştir. İptal kararın içeriğine göre sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat sorumluluklarının, öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır Bu döküman e-imzalıdır Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm- belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık Genel Şartlardaki düzenleme kural olarak belirleyici olamayacağından tazminat bedelinin gerçek zarar ve reel piyasa şartları ilkesine göre hesaplama yöntemi ile yapılması uygun olacaktır. Yukarıdaki açıklanan yasa hükümleri uyarınca; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi esnasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde ve kusur oranında tazmin etme zorunluluğu bulunmaktadır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1. maddesine göre Türkiye´de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Sigortalının, verilen zararın onarımı için satın alacağı malzeme ve onarım için gerekli işçilik hizmeti de anılan Kanun maddesi gereğince katma değer vergisine tabidir. Yargıtay 17. H.D 2016/16052 E., 2017/8418 K. sayılı kararında tazminat hesaplamasına KDV’nin de dahil edilmesi gerektiği belirtilmiştir: “Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı … şirketi, …’nun 85. Maddesinde düzenlenen araç işleteninin hukuki sorumluluğunu üstlenmiştir. Sigortalı aracın, 3.kişiye verdiği maddi zararı poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere karşılamakla yükümlüdür. … şirketi 3.kişinin uğradığı gerçek zarardan sorumludur. Sigortacı, … sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olarak, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma dair fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisini de (3065 Sayılı KDV Kanunu uyarınca) zarar görene ödemek zorundadır.” Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin E.2007/2921 - K.2007/4145, E.2005/10234 – 2005/9871 K., Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2004/1604 E. - 2004/10732 K, 2005/2116 E. - 2006/1881 K. ve benzeri emsal kararlarında görüleceği üzere hasar maliyeti içerisine KDV’nin dahil olduğu, çünkü sigortalının zararı giderirken KDV ödeyeceği, sigortalının avantajlı duruma geçmesinin zararı ödemekle yükümlü olan sigortacıyı ilgilendirmediği, hususları Yargıtay’ın da yerleşik görüşü haline gelmiştir. Sonuç olarak sigortalının veya tazminat talep eden kişilerin KDV mükellefi olup olmadıklarına, fatura ile bunu kanıtlayıp kanıtlamadıklarına bakılmaksızın KDV gerçek zarar içerisinde kabul edilerek hasar tazminatının ödenmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Sigortanın kapsamı” başlıklı 1409.maddesinde “Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.” hükmüne yer verişmiştir. Genel Şartlar ve Yargıtay’ın yerleşik görüşü uyarınca hasar bedelinin hesaplanmasında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Bu nedenle, gerçek maddi hasarın tespitinde aracın onarım görmüş olup olmaması ön koşul olarak ileri sürülemez. Kaldı ki başvuran aracın onarımını dilediği serviste ve orijinal parçalarla yaptırma hakkına sahip olup, sigortacı ve tedarikçi firma arasındaki anlaşma zarar gören sigortalıyı bağlamayacaktır. Öncelikle dosya kapsamı incelendiğinde ZMSS Genel Şartları Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi başlıklı B.2.2 maddesi uyarınca, davalı tarafından ihbar Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır Bu döküman e-imzalıdır Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm- belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm tarihinden itibaren 2 gün içinde, eşdeğer parça kullanımına veya aracın onarımına ilişkin olarak başvurana bildirim yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığından başvuranın bu sebeple orijinal parça ile onarım talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu sebeplerle uyuşmazlık yargılamasında alınan raporda orijinal iskontosuz parça fiyatları dikkate alınarak yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerekmektedir. Bu durumda, Yerleşik Yargıtay kararlarında, hasar tazminatından iskonto yapılamayacağı açıkça belirtilmiştir. Ancak, bilirkişi raporunda, “Aracın değişen parçaları raporumda orijinal olarak değerlendirilmiş ve alınabilecek olan %10 iskonto uygulanmıştır.” bilgisi yer almaktadır. Bu itibarla iskontonun uygulanması, gerçek zararın tespiti ilkesine aykırı olmayıp, yasalara ve hakkaniyete uygundur. Yukarıda açıklanan bilirkişi raporuna göre, hasar bedeli iskontolu KDV dahil hesaplanması denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili itirazlarının reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporunun denetlemeye elverişli, Yargıtay ve yasa maddeleriyle uyumlu, teknik açıdan yeterli olduğu anlaşılmış, yargılamaya son verilerek 89.752,96-TL hasar bedelinin kabulüne karar verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Giderleri Ödeme Borcu” başlıklı 1426.maddesinde “Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır.” hükmüne yer verilmiş, Yargıtay uygulamalarında ekspertiz ücretinin makul gider kapsamında ve yargılama giderlerinden sayılacağı belirtilmiştir. Bu nedenle itirazın kabulü ile 30/12/2025 tarihli faturası dosya kapsamında yer alan 2.497,09–TL ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında hüküm altına alınması gerekmekte olup, itirazın kabulüne karar verilmiştir. Başvuran, tazminat alacağının yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesinde sigortacıların, hak sahibinin ZMSS Sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olduğu düzenlenmiştir. Dosya kapsamında, başvuranın STK’na başvuru öncesinde davalı sigorta şirketine 02/01/2026 tarihinde başvuru yaptığı anlaşılmıştır. Buna göre davalı sigorta şirketi 15/01/2026 tarihinde temerrüde düşmüş olup bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi gerekmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17.maddesinde “(Ek: 13/6/2012-6327/58 md.) talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.” Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17.maddesinin 2.fıkrasında ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır Bu döküman e-imzalıdır Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm- belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez. “ hükümlerine yer verilmiştir. Öte yandan, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13.maddesinde yer alan “ (Ek:RG-19/1/2016-29598) Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” şeklinde açıklanmıştır. Diğer taraftan, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 1.2.2021 tarih, E. 2020/10182 K. 2021/461 ve 4. Hukuk Dairesi’nin 08.07.2021 tarih E. 2021/2538 K. 2021/4375, 16/06/2022 tarih 2021/8670 E., 2022/8996 K. ve 29/06/2022 tarih, 2022/4232 E. 2022/9669 K.; “Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesiyle 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir…” şeklinde açıklanmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, başvuran lehine AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olacağından başvuran vekili itirazlarının kabulü gerekmiştir. 6. SONUÇ Sigorta İtiraz Hakem Heyetimiz tarafından dosya muhteviyatı üzerinde yapılan inceleme sonucunda yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda başvuran vekilinin itirazlarının KABULÜNE, sigorta uyuşmazlık hakem 22/03/2026 tarih – K-2026/171760 sayılı kararının KALDIRILARAK aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına, 1.Davanın kabulü ile gereğince 89.752,96-TL hasar bedelinin 15/01/2026 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı tarafından alınarak başvurana ödenmesine, 2.Başvuran tarafından sarfedilen 1.635,00-TL başvuru ücreti, 100,50-TL itiraz ıslah ücreti, 2.497,09 ekspertiz ücreti, 5.850,00-TL itiraz bilirkişi ücreti ve 1.635,00-TL itiraz ücreti olmak üzere toplam 11.717,59-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak başvurana ödenmesine, 3.Başvuran kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30. Maddesinin 17. Fıkrası ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır Bu döküman e-imzalıdır Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm- belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm uyarınca gereğince 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak başvurana ödenmesine, 4. Usuli işlemlerin tamamlanması için dosyanın Sigorta Tahkim Komisyonu’na tevdiine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesine göre, dava değeri itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verilmiştir. AHMET VELİOĞLU (Koordinator) YAVUZ AYTEKİN DİDEM ALGANTÜRK LİGHT 03142 03148 03012 e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Kararın gerekçesinin çözümlemesi

1. Gerçek zarar ilkesi

Tazminat zarar göreni kaza öncesi malvarlığı durumuna getirmeyi amaçlar. Parça niteliği, işçilik, iskonto, KDV ve önceki hasarlar somut araç üzerinden incelenmelidir.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle kaza tespit tutanağı ve kusur belgeleri üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

2. Sigorta şirketine ön başvuru

Zorunlu trafik sigortacısına gerekli belgelerle yazılı başvuru yapılmadan tahkime veya davaya gidilemez. Başvuru tarihi temerrüt ve faiz hesabında önemlidir.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle poliçe ve sigorta başvuru kayıtları üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

3. Belirsiz alacak sorunu

Zarar görenin kendi eksper raporu bulunması alacağın mutlaka kesin olduğu anlamına gelmez. Sigortacının kayıtları, onarım tekniği ve tarafsız bilirkişi incelemesi olmadan kesin miktarın belirlenemediği hâller vardır.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle hasar fotoğrafları ve servis faturası üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

4. Bilirkişi incelemesi

Rapor, hasarlı parçaları fotoğraf ve fatura ile ilişkilendirmeli; kaza ile illiyetli hasarı, parça ve işçilik bedellerini piyasa verileriyle açıklamalıdır. Denetime elverişsiz rapor hükme esas alınmamalıdır.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle eksper raporu ve ekspertiz faturası üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

5. Ekspertiz ücreti

Zararın belirlenmesi için makul ve gerekli ekspertiz gideri yargılama gideri veya maddi zarar kapsamında talep edilebilir. Giderin belgeye bağlanması gerekir.

Bu ölçüt, somut dosyada özellikle araç geçmiş hasar kayıtları üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.

Kararın kapsamı ve sınırları

Kararın emsal değeri “Başvuranın eksper raporu bulunması her durumda alacağı kesin hâle getirmez; gerçek hasarın tarafsız bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gereken olayda belirsiz alacak başvurusunun hukuki yarar yokluğuyla reddi doğru değildir.” ilkesiyle sınırlıdır. Olay tarihi, taraf sıfatı, talep sonucu veya kaza tespit tutanağı ve kusur belgeleri bakımından önemli bir farklılık varsa aynı sonucun çıkacağı varsayılmamalıdır.

Dilekçede nasıl kullanılmalıdır?

Dilekçede önce Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 2026/İHK-44168, T.10.06.2026 (Başvuru 2026.E.41173) künyesi yazılmalı; sonra kararın çözdüğü maddi sorun iki cümlede özetlenmelidir. Ardından mevcut dosyada başvurana ait … plakalı araç … tarihinde davalı sigorta şirketine zmss poliçesiyle sigortalı aracın kusurlu eylemi sonucu hasarlanmıştır. olgusunun karardaki vakıayla benzerliği veya farkı açıklanmalı ve “şimdilik … tl hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren faiziyle tahsiline” talebinin bu içtihatla neden desteklendiği gösterilmelidir.

Güncellik notu

Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 2026/İHK-44168, T.10.06.2026 (Başvuru 2026.E.41173) tarihinden sonra KTK m.85, 91, 97; TTK m.1409; TBK m.49-52; HMK m.107; 5684 sayılı Kanun m.30 hükümlerinde veya görevli dairelerin iş bölümünde değişiklik bulunup bulunmadığı yayın tarihinde kontrol edilmelidir. Karar metni, olay tarihindeki hukukla güncel hukuk ayrıştırılarak kullanılmalıdır.

Sonuç

Başvuranın eksper raporu bulunması her durumda alacağı kesin hâle getirmez; gerçek hasarın tarafsız bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gereken olayda belirsiz alacak başvurusunun hukuki yarar yokluğuyla reddi doğru değildir.

İlgili İçerikler

Büro Bilgilendirmesi

Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, karar incelemesi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.