Karar künyesi:* Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 2026/İHK-44168, T.10.06.2026 (Başvuru 2026.E.41173)
Temel sonuç:* Başvuranın eksper raporu bulunması her durumda alacağı kesin hâle getirmez; gerçek hasarın tarafsız bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gereken olayda belirsiz alacak başvurusunun hukuki yarar yokluğuyla reddi doğru değildir.
Kararın ele aldığı hukuki sorun
Karar, trafik hasarı, eksik sigorta ödemesi ve tahkim uyuşmazlığında hangi maddi olguların belirleyici olduğunu ve karar merciinin hangi delilleri birlikte değerlendirmesi gerektiğini göstermektedir.
Uyuşmazlığın hukuki çerçevesi
Sigorta şirketinin eksper veya anlaşmalı servis hesabı, zarar görenin gerçek hasarını her zaman karşılamayabilir. Hasar bedeli, aracın kaza öncesi hâline uygun onarım maliyeti ve piyasa koşulları üzerinden belirlenir.
Kararın değerlendirdiği sorun, özellikle “Gerçek zarar ilkesi” ve “Sigorta şirketine ön başvuru” başlıklarının somut olayda nasıl ayrılacağı noktasında yoğunlaşmaktadır.
Karar merciinin vardığı sonuç
Başvuranın eksper raporu bulunması her durumda alacağı kesin hâle getirmez; gerçek hasarın tarafsız bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gereken olayda belirsiz alacak başvurusunun hukuki yarar yokluğuyla reddi doğru değildir.
Sonuç, kaza tespit tutanağı ve kusur belgeleri ile poliçe ve sigorta başvuru kayıtları gibi temel delillerin toplanması ve tarafların maddi vakıalarının doğru nitelendirilmesi gereğine dayanmaktadır.
Gerçek karar metni
Aşağıdaki metin, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 2026/İHK-44168, T.10.06.2026 (Başvuru 2026.E.41173) künyeli kararın Bilgi Deposu’ndaki belgesinden alınmıştır. Sigorta Tahkim kararlarında taraf, adres ve iletişim bilgileri kişisel verilerin korunması amacıyla çıkarılmıştır.
İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI
BAŞVURU TARİHİ VE SAYISI : 20/01/2026 – 2026.E.41173
İTİRAZA KONU KARAR TARİHİ
VE SAYISI
: 22/03/2026 – K-2026/171760
İTİRAZ TARİHİ VE SAYISI : 01/04/2026 - 2026.i.29240
İTİRAZ HAKEM HEYET KARAR
TARİH VE SYISI
: 10/06/2026 - 2026/İHK-44168
[TARAF, VEKİL, ADRES VE İLETİŞİM BİLGİLERİ KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI AMACIYLA ÇIKARILMIŞTIR.]
UYUŞMAZLIK TUTARI : 92250.05 TL
İTİRAZA KONU KARAR TUTARI : 0 TL
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile
imzalanmıştır
Bu döküman e-imzalıdır
Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E
Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm-
belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm
İTİRAZ HAKEM HEYETİ : AHMET VELİOĞLU (Koordinator)
(Sicil No: 03142 )
YAVUZ AYTEKİN
(Sicil No: 03148 )
DİDEM ALGANTÜRK LİGHT
(Sicil No: 03012 )
1.BAŞVURUYA KONU UYUŞMAZLIK VE İTİRAZ HAKEM HEYETİNE
İNTİKALİ
1.1.Uyuşmazlık Konusu Olay
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı 01 AFT 342
plakalı araç ile başvurana ait 01 HE 527 plakalı aracın 20/12/2025 tarihinde
karıştığı trafik kazası sonucu, başvurana ait araçta meydana gelen hasar
nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 47.497,09–TL
(ıslah ile 89.752,96-TL) hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihinden
itibaren işleyecek avans faizi ve 2.497,09-TL ekspertiz ücretiyle birlikte
davalı sigorta şirketinden tahsiline ilişkindir.
1.2. Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine İntikal Etme Süreci
Sigorta Uyuşmazlık Hakemliğinin 22/03/2026 tarihli gerekçeli kararına
karşı başvuran vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz yetkilisi tarafından
yapılan incelemede itirazın süresi içinde yapıldığı ve diğer şartların yerinde
olduğu tespit edildikten sonra İtiraz Hakem Heyetine tevdiine karar
verilerek gönderilen elektronik dosya itiraz hakem heyetimiz tarafından
teslim alınmış ve karar için dosya üzerinde yapılacak inceleme yeterli
bulunmuştur.
2.UYUŞMAZLIK HAKEMİ/HAKEM HEYETİNCE VERİLEN HÜKÜM
Sigorta Uyuşmazlık Hakemliği tarafından;
1.Başvurunun reddine,
2.Başvuru sahibi tarafından yapılan masrafın kendi üzerinde bırakılmasına,
3. Sigorta şirketi avukat ile temsil edildiğinden AAÜT’nin 13 ve 17/2.
maddeleri gereği 9.000 TL vekalet ücretinin başvuru sahibinden alınarak
aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketine verilmesine,
karar verilmiştir. Uyuşmazlık Hakemliğince verilen karara karşı, başvuran
vekilince aşağıda belirtilen iddialar doğrultusunda itiraz edilmiştir.
3. TARAFIN/TARAFLARIN İTİRAZ GEREKÇELERİ VE TALEPLERİ
Başvuran vekili tarafından, araçta meydana gelen gerçek hasar
bedeli tespitinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiği, davalı
sigorta şirketi lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu,
İddiaları ileri sürülerek karara itiraz edilmiştir.
4.UYUŞMAZLIĞA UYGULANACAK HÜKÜMLER
Uyuşmazlığın çözümünde; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 2918 sayılı
Karayolları Trafik Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 sayılı Türk
Borçlar Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Sigortacılıkta
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile
imzalanmıştır
Bu döküman e-imzalıdır
Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E
Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm-
belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm
Tahkime İlişkin Yönetmelik, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali
Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta
Poliçesi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi,
Yargıtay içtihatları ve ilgili sair mevzuat dikkate alınmıştır.
5.DEĞERLENDİRME, GEREKÇELİ KARAR
5.1.Değerlendirme
5684 sayılı Kanun’un 30/12. Md. uyarınca itiraz taleplerini inceleme,
değerlendirme ve karar verme yetkisine sahip İtiraz Hakem Heyetimiz;
anılan Kanun’un 30/15. Md. “Hakemler, sadece kendilerine verilen evrak
üzerinden karar verir.” hükmü ile 30/23. Md’nin “Bu Kanunda hüküm
bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri,
sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır.” hükmüne
kapsamında itirazlarla sınırlı olarak dosya incelenmiştir.
İnceleme yapılırken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun
33. maddesi uyarınca, Türk hukukunu re’sen uygulanmıştır. Bu bağlamda;
04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı
gereğince ileri sürülen olayları hukuken nitelendirilmiş ve uygulanacak
kanun hükümler tespit edilerek uygulanmıştır. İnceleme ve
değerlendirmeler itirazda bulunanın lehine ve ileri sürdüğü sebeplerle sınırlı
olarak yapılmış, aleyhine kararın bozulamayacağı dikkate alınmıştır.
Dosya kapsamında yapılan değerlendirmede itirazların süresinde
olduğu, masrafların yatırıldığı başvuruyla talep edilen miktar, itiraza konu
edilen miktar, olay ve başvuru içeriğine göre itiraz hakem heyetimizin iş bu
itirazı incelemek ve değerlendirmekte görevli ve yetkili olduğu kanaatine
varılmıştır.
5.2.Gerekçeli Karar
Dava, trafik kazası sonucu başvuranın aracında oluşan hasar bedeli
zararının tazmini istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1409. Maddesinde, sigortacı,
sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya
bedelden sorumlu olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve
devamı maddelerinde, motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi esnasında
bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına
neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı
olan sorumluluğunu poliçe limiti dahilinde ve kusur oranına göre tazmin
etme zorunluluğu bulunmaktadır.
O halde başvuran vekilinin bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar
verildiğine yönelik itirazlarının değerlendirilmesinde;
Uyuşmazlık hakemliği kararında; “…Yapılan değerlendirme neticesinde;
başvuru sahibine ait 01 HE 527 plakalı araçta, 20.12.2025 tarihli kaza
sebebiyle hasar oluştuğu iddiasıyla hasar kaybı bedeli talebinde bulunulmuş
ise de, hasar kaybı bedelinin sigorta şirketine başvuru yapılırken aldırılan
eksper raporuyla belirlenmesine hatta başvuruda miktar “90.392,18 TL”
şeklinde belirtilmesine rağmen belirsiz alacak davası şeklinde başvuru
yapılmasında hukuki yarar bulunmadığından HMK’nın 114/1 h ve 115/2
maddeleri gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.”
Şeklinde gerekçeye yer verildiği görülmektedir.
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile
imzalanmıştır
Bu döküman e-imzalıdır
Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E
Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm-
belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Belirsiz alacak davası”
başlıklı 107.maddesinde “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını
yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden
beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki
ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak
davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın
miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün
olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık
kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın
talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep
sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.”
hükmüne; “Kısmi Dava” başlıklı 109.maddesinde ise “Talep konusunun
niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava
yoluyla ileri sürülebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Tahkim yargılaması yürütülürken bilirkişi raporları doğrultusunda değer
kaybının tespitinde işçilik ücreti, zarara dahil edilen/edilmeyen parçalar,
rayiç bedeller, iskonto oranları gibi birbirinden farklı parametrelere dikkate
alınmaktadır. Bu parametrelere bağlı olarak ve bunların değerlendirilme
aşamasında ciddi farkların olabileceği göz önüne alındığında, tazminata
esas değer kaybı miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi ve başvuru
dilekçesinde bunun açık ve net bir biçimde ileri sürülmesi başvurandan
beklenemez. Bu kapsamda, alacağının miktarı belli olmayan başvuranın
talebi, kısmi değil belirsiz alacak davası olarak değerlendirilmek zorundadır.
(Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/1099 E. – 2019/460 K.)
Uyuşmazlıkta başvuran vekili tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı
tutarak araçta meydana gelen 47.497,09-TL’lik zararın tazmini istemiyle
yapmış olduğu başvurunun, belirsiz alacak davası açma koşullarını sağladığı
ve dosya kapsamından hukuki yararın varlığı açıkça görüldüğünden, bilirkişi
incelemesi yapılması kanaatine varılmıştır.
Hasar bedelinin belirlenmesi, 6100 sayılı HMK’nın “Bilirkişiye
başvurulmasını gerektiren hâller” başlıklı 266.maddesi uyarınca çözümü
hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirdiğinden dosyanın bilirkişiye
tevdi edilmesi gerekmektedir.
İtiraz Hakem Heyetimizce alınan bilirkişi raporunda özetle;
“Kaza nedeniyle başvurana ait 01HE527 plakalı, TOYOTA COROLLA
1.5 SD marka/tip, 2021 model olan araçta,
Raporumda kaza tarihi itibariyle geçerli olan parça fiyatları ile benzer
hasarlı bir aracın onarımı ile ilgili kaza tarihinde piyasa genelinde talep
edilebilecek ortalama ve makul işçilik tutarları dikkate alınmıştır. Aracın
değişen parçaları raporumda orijinal olarak değerlendirilmiş ve alınabilecek
olan %10 iskonto uygulanmıştır. Aracın onarımının ekonomik olduğu kanaati
edinilmiştir.
TESPİT EDİLEN HASAR: 89.752,96-TL” Hesaplama ve tespitleri yer
almaktadır.
İtiraz bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Başvuran vekili ıslah dilekçesi ile talebini 89.752,96-TL olarak
arttırmıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından belirsiz alacak davası olarak
açılamayacağı, kusur oranlarının hatalı belirlendiği, hasar bedelinin fahiş
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile
imzalanmıştır
Bu döküman e-imzalıdır
Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E
Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm-
belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm
olduğu ve iskontolu KDV hariç belirlenmesi gerektiği itirazlarında
bulunulmuştur.
Davalı sigorta şirketinin belirsiz alacak itirazı yukarıda
değerlendirildiğinden reddine karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketince kusur yönünden yeniden araştırma yapılarak
bilirkişi raporu aldırılması ve kusur oranlarının yeniden belirlenmesi talep
edilmiş ise de 20/12/2025 tarihli kaza tespit tutanağında görüldüğü üzere
sigortalı araç sürücüsünün park yerinden çıkarken seyir halindeki başvuran
araca çarptığı ve %100 kusurlu atfedildiği, ayrıca İtiraz Hakem Heyetimizce
alınan bilirkişi raporunda; “1- 01 AFT 342 Plakalı Kamyonet Sürücüsü
Mehemet TOKMAK’ın, trafik kazasının oluşumunda yukarıda açıklaması
bulunan 2918 Sayılı K.T.K. ilgili Maddelerini ihlal ettiğinden, %100 (Yüzde
Yüz Oranında) ASLİ KUSURLU olduğu,
2- 01 HE 527 Plakalı Otomobil Sürücüsü Hatice EFE’nin, trafik
kazasının oluşumunda, yukarıdaki açıklamalar ve kazanın oluş şekli dikkate
alındığında KUSURSUZ olduğu…” tespitleriyle sigortalı aracın %100 kusurlu
olduğu, kusur bakımından aydınlatılması gereken başkaca bir husus
bulunmadığı anlaşılarak bahse konu itirazın reddi gerektiği sonucuna
varılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’un 85/1 ve 90.maddeleri ile 6098
sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddeleri göz önünde
bulundurularak, Yargıtay 4. ve 17. Hukuk Dairelerinin kararlarında, gerçek
zararın tazmini ilkesi gereğince hasar bedelinin tespitinde davalı sigorta
şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi
zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı ödemesi
gerekeceği, zira zarar görenin çıkma parçalarla aracı tamir etmesi
beklenemeyeceğinden, araç bu şekilde tamir edilse bile bu durum
başvuranın malvarlığında eksilmeye yol açacağı için uyuşmazlığın niteliğine
göre orijinal veya eş değer parçaya göre gerçek zararın belirlenmesi
gerektiği açıklanmıştır.
09.10.2020 tarih ve 31269 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak
yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve E.2019/40,
K.2020/40 sayılı kararında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.
maddesinin birinci ve ikinci cümlesinde yer alan “…genel şartlar…”
ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğine
göre araçtaki gerçek zararın HMK, TTK ve TBK ilgili maddelerine göre tespiti
gerekmektedir.
Öte yandan 14 Şubat 2023 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan Anayasa
Mahkemesi’nin 29/12/2022 tarih, 2021/82 esas, 2022/167 karar sayılı kararı
ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinin birinci fıkrasına
eklenen ikinci cümle ile, 90. Maddesine eklenen ikinci fıkrası iptal edilmiştir.
Bu karar ile 2918 sayılı yasanın 90. Maddesinde 04/12/2021 tarihli Genel
Şartlar ekinin dayanağı olan 09/06/2021 tarihli 7327 sayılı kanunla yapılan
değişiklikler iptal edilmiştir.
İptal kararın içeriğine göre sigorta şirketlerinin trafik kazalarından
doğan tazminat sorumluluklarının, öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik
Kanunu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin
hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile
imzalanmıştır
Bu döküman e-imzalıdır
Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E
Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm-
belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık Genel Şartlardaki
düzenleme kural olarak belirleyici olamayacağından tazminat bedelinin
gerçek zarar ve reel piyasa şartları ilkesine göre hesaplama yöntemi ile
yapılması uygun olacaktır.
Yukarıdaki açıklanan yasa hükümleri uyarınca; Karayolları Zorunlu Mali
Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi esnasında
bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına
neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı
olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde ve kusur oranında tazmin etme
zorunluluğu bulunmaktadır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1. maddesine göre
Türkiye´de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet
çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir.
Sigortalının, verilen zararın onarımı için satın alacağı malzeme ve onarım için
gerekli işçilik hizmeti de anılan Kanun maddesi gereğince katma değer
vergisine tabidir.
Yargıtay 17. H.D 2016/16052 E., 2017/8418 K. sayılı kararında
tazminat hesaplamasına KDV’nin de dahil edilmesi gerektiği belirtilmiştir:
“Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … şirketi, …’nun 85. Maddesinde düzenlenen araç işleteninin hukuki
sorumluluğunu üstlenmiştir. Sigortalı aracın, 3.kişiye verdiği maddi zararı
poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere karşılamakla yükümlüdür. … şirketi
3.kişinin uğradığı gerçek zarardan sorumludur. Sigortacı, … sözleşmesinden
kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle
yükümlü olarak, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma dair
fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan katma değer
vergisini de (3065 Sayılı KDV Kanunu uyarınca) zarar görene ödemek
zorundadır.”
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin E.2007/2921 - K.2007/4145, E.2005/10234 –
2005/9871 K., Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2004/1604 E. - 2004/10732 K,
2005/2116 E. - 2006/1881 K. ve benzeri emsal kararlarında görüleceği
üzere hasar maliyeti içerisine KDV’nin dahil olduğu, çünkü sigortalının zararı
giderirken KDV ödeyeceği, sigortalının avantajlı duruma geçmesinin zararı
ödemekle yükümlü olan sigortacıyı ilgilendirmediği, hususları Yargıtay’ın da
yerleşik görüşü haline gelmiştir. Sonuç olarak sigortalının veya tazminat
talep eden kişilerin KDV mükellefi olup olmadıklarına, fatura ile bunu
kanıtlayıp kanıtlamadıklarına bakılmaksızın KDV gerçek zarar içerisinde
kabul edilerek hasar tazminatının ödenmesi gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Sigortanın kapsamı” başlıklı
1409.maddesinde “Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun
gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.” hükmüne
yer verişmiştir.
Genel Şartlar ve Yargıtay’ın yerleşik görüşü uyarınca hasar bedelinin
hesaplanmasında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Bu nedenle, gerçek maddi
hasarın tespitinde aracın onarım görmüş olup olmaması ön koşul olarak ileri
sürülemez. Kaldı ki başvuran aracın onarımını dilediği serviste ve orijinal
parçalarla yaptırma hakkına sahip olup, sigortacı ve tedarikçi firma
arasındaki anlaşma zarar gören sigortalıyı bağlamayacaktır. Öncelikle dosya
kapsamı incelendiğinde ZMSS Genel Şartları Tazminat ve Giderlerin
Ödenmesi başlıklı B.2.2 maddesi uyarınca, davalı tarafından ihbar
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile
imzalanmıştır
Bu döküman e-imzalıdır
Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E
Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm-
belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm
tarihinden itibaren 2 gün içinde, eşdeğer parça kullanımına veya aracın
onarımına ilişkin olarak başvurana bildirim yapıldığına dair herhangi bir delil
sunulmadığından başvuranın bu sebeple orijinal parça ile onarım talep etme
hakkı bulunmaktadır. Bu sebeplerle uyuşmazlık yargılamasında alınan
raporda orijinal iskontosuz parça fiyatları dikkate alınarak yapılan
hesaplamanın hükme esas alınması gerekmektedir.
Bu durumda, Yerleşik Yargıtay kararlarında, hasar tazminatından
iskonto yapılamayacağı açıkça belirtilmiştir. Ancak, bilirkişi raporunda,
“Aracın değişen parçaları raporumda orijinal olarak değerlendirilmiş ve
alınabilecek olan %10 iskonto uygulanmıştır.” bilgisi yer almaktadır. Bu
itibarla iskontonun uygulanması, gerçek zararın tespiti ilkesine aykırı
olmayıp, yasalara ve hakkaniyete uygundur.
Yukarıda açıklanan bilirkişi raporuna göre, hasar bedeli iskontolu KDV
dahil hesaplanması denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya
kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunun denetlemeye elverişli, Yargıtay ve yasa maddeleriyle
uyumlu, teknik açıdan yeterli olduğu anlaşılmış, yargılamaya son verilerek
89.752,96-TL hasar bedelinin kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Giderleri Ödeme Borcu” başlıklı
1426.maddesinde “Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından,
rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi
amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile,
ödemek zorundadır.” hükmüne yer verilmiş, Yargıtay uygulamalarında
ekspertiz ücretinin makul gider kapsamında ve yargılama giderlerinden
sayılacağı belirtilmiştir. Bu nedenle itirazın kabulü ile 30/12/2025 tarihli
faturası dosya kapsamında yer alan 2.497,09–TL ekspertiz ücretinin
yargılama giderleri arasında hüküm altına alınması gerekmekte olup, itirazın
kabulüne karar verilmiştir.
Başvuran, tazminat alacağının yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesinde sigortacıların, hak sahibinin
ZMSS Sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez
veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu
mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine
ödemek zorunda olduğu düzenlenmiştir. Dosya kapsamında, başvuranın
STK’na başvuru öncesinde davalı sigorta şirketine 02/01/2026 tarihinde
başvuru yaptığı anlaşılmıştır. Buna göre davalı sigorta şirketi 15/01/2026
tarihinde temerrüde düşmüş olup bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi
gerekmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17.maddesinde “(Ek:
13/6/2012-6327/58 md.) talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler
aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde
belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir.”
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 17.maddesinin 2.fıkrasında ise
“Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin
ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin
altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile
imzalanmıştır
Bu döküman e-imzalıdır
Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E
Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm-
belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm
ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler
aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir.
Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci
bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir.
Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen
maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca
hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez. “
hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin
16/13.maddesinde yer alan “ (Ek:RG-19/1/2016-29598) Tarafların avukat ile
temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her
iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye
mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte
biridir.” şeklinde açıklanmıştır.
Diğer taraftan, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 1.2.2021 tarih, E.
2020/10182 K. 2021/461 ve 4. Hukuk Dairesi’nin 08.07.2021 tarih E.
2021/2538 K. 2021/4375, 16/06/2022 tarih 2021/8670 E., 2022/8996 K. ve
29/06/2022 tarih, 2022/4232 E. 2022/9669 K.;
“Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesiyle 19/01/2016 tarihli ve 29598
Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin
16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar
aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî
Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için
hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe
verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta
Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği
gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet
ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan
miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet
ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine
hükmedilmesi doğru görülmemiştir…” şeklinde açıklanmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, başvuran lehine AAÜT gereğince
45.000,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun
olacağından başvuran vekili itirazlarının kabulü gerekmiştir.
6. SONUÇ
Sigorta İtiraz Hakem Heyetimiz tarafından dosya muhteviyatı üzerinde
yapılan inceleme sonucunda yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda
başvuran vekilinin itirazlarının KABULÜNE, sigorta uyuşmazlık hakem
22/03/2026 tarih – K-2026/171760 sayılı kararının KALDIRILARAK
aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
1.Davanın kabulü ile gereğince 89.752,96-TL hasar bedelinin 15/01/2026
tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı tarafından alınarak
başvurana ödenmesine,
2.Başvuran tarafından sarfedilen 1.635,00-TL başvuru ücreti, 100,50-TL
itiraz ıslah ücreti, 2.497,09 ekspertiz ücreti, 5.850,00-TL itiraz bilirkişi
ücreti ve 1.635,00-TL itiraz ücreti olmak üzere toplam 11.717,59-TL
yargılama giderinin davalıdan alınarak başvurana ödenmesine,
3.Başvuran kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 5684 sayılı Sigortacılık
Kanununun 30. Maddesinin 17. Fıkrası ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile
imzalanmıştır
Bu döküman e-imzalıdır
Doğrulama Kodu:7PPUU37TF25J79V7T48E
Doğrulama Linki : https://online.sbm.org.tr:443/sbm-
belge/public/belgeDogrulama/sorgu.sbm
uyarınca gereğince 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak
başvurana ödenmesine,
4. Usuli işlemlerin tamamlanması için dosyanın Sigorta Tahkim
Komisyonu’na tevdiine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 5684 sayılı Sigortacılık
Kanunu’nun 30/12. maddesine göre, dava değeri itibariyle kesin olmak
üzere oybirliğiyle karar verilmiştir.
AHMET VELİOĞLU
(Koordinator)
YAVUZ AYTEKİN DİDEM ALGANTÜRK
LİGHT
03142 03148 03012
e-imzalıdır
e-imzalıdır
e-imzalıdır
Kararın gerekçesinin çözümlemesi
1. Gerçek zarar ilkesi
Tazminat zarar göreni kaza öncesi malvarlığı durumuna getirmeyi amaçlar. Parça niteliği, işçilik, iskonto, KDV ve önceki hasarlar somut araç üzerinden incelenmelidir.
Bu ölçüt, somut dosyada özellikle kaza tespit tutanağı ve kusur belgeleri üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.
2. Sigorta şirketine ön başvuru
Zorunlu trafik sigortacısına gerekli belgelerle yazılı başvuru yapılmadan tahkime veya davaya gidilemez. Başvuru tarihi temerrüt ve faiz hesabında önemlidir.
Bu ölçüt, somut dosyada özellikle poliçe ve sigorta başvuru kayıtları üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.
3. Belirsiz alacak sorunu
Zarar görenin kendi eksper raporu bulunması alacağın mutlaka kesin olduğu anlamına gelmez. Sigortacının kayıtları, onarım tekniği ve tarafsız bilirkişi incelemesi olmadan kesin miktarın belirlenemediği hâller vardır.
Bu ölçüt, somut dosyada özellikle hasar fotoğrafları ve servis faturası üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.
4. Bilirkişi incelemesi
Rapor, hasarlı parçaları fotoğraf ve fatura ile ilişkilendirmeli; kaza ile illiyetli hasarı, parça ve işçilik bedellerini piyasa verileriyle açıklamalıdır. Denetime elverişsiz rapor hükme esas alınmamalıdır.
Bu ölçüt, somut dosyada özellikle eksper raporu ve ekspertiz faturası üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.
5. Ekspertiz ücreti
Zararın belirlenmesi için makul ve gerekli ekspertiz gideri yargılama gideri veya maddi zarar kapsamında talep edilebilir. Giderin belgeye bağlanması gerekir.
Bu ölçüt, somut dosyada özellikle araç geçmiş hasar kayıtları üzerinden sınanmalıdır. Delil bu vakıayı doğrulamıyorsa kararın sonucu değil, yalnız genel ilkesi dikkate alınabilir.
Kararın kapsamı ve sınırları
Kararın emsal değeri “Başvuranın eksper raporu bulunması her durumda alacağı kesin hâle getirmez; gerçek hasarın tarafsız bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gereken olayda belirsiz alacak başvurusunun hukuki yarar yokluğuyla reddi doğru değildir.” ilkesiyle sınırlıdır. Olay tarihi, taraf sıfatı, talep sonucu veya kaza tespit tutanağı ve kusur belgeleri bakımından önemli bir farklılık varsa aynı sonucun çıkacağı varsayılmamalıdır.
Dilekçede nasıl kullanılmalıdır?
Dilekçede önce Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 2026/İHK-44168, T.10.06.2026 (Başvuru 2026.E.41173) künyesi yazılmalı; sonra kararın çözdüğü maddi sorun iki cümlede özetlenmelidir. Ardından mevcut dosyada başvurana ait … plakalı araç … tarihinde davalı sigorta şirketine zmss poliçesiyle sigortalı aracın kusurlu eylemi sonucu hasarlanmıştır. olgusunun karardaki vakıayla benzerliği veya farkı açıklanmalı ve “şimdilik … tl hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren faiziyle tahsiline” talebinin bu içtihatla neden desteklendiği gösterilmelidir.
Güncellik notu
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 2026/İHK-44168, T.10.06.2026 (Başvuru 2026.E.41173) tarihinden sonra KTK m.85, 91, 97; TTK m.1409; TBK m.49-52; HMK m.107; 5684 sayılı Kanun m.30 hükümlerinde veya görevli dairelerin iş bölümünde değişiklik bulunup bulunmadığı yayın tarihinde kontrol edilmelidir. Karar metni, olay tarihindeki hukukla güncel hukuk ayrıştırılarak kullanılmalıdır.
Sonuç
Başvuranın eksper raporu bulunması her durumda alacağı kesin hâle getirmez; gerçek hasarın tarafsız bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gereken olayda belirsiz alacak başvurusunun hukuki yarar yokluğuyla reddi doğru değildir.
Bilgilendirme Notu
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın belgeleri, süreleri ve güncel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.
Büro Bilgilendirmesi
Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, karar incelemesi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.