Karar künyesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E.2015/7543, K.2015/30018, 28.05.2015

Olay

Sanık, müştekiyle görüşmesinden sonra müştekinin yokluğunda bir tanığa, müştekiyi kastederek “ben onun kalemini kırdım, daha onu burada yaşatmayacağım, benim ona borcum yok” şeklinde sözler söylemiştir. Yerel mahkeme sanığı tehdit suçundan mahkûm etmiştir.

Karar metninden ilgili bölüm

“Sanığın bu sözleri müştekiye iletme kastının bulunmadığı; iletme kastı mevcut olsaydı müştekinin yüzüne karşı da söyleyebilecek olduğu gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi…”

Yargıtay bu nedenle hükmü bozmuştur.

Kararın anlamı

Karar, gıyapta söylenen sözlerde “iletme kastı”nı suçun oluşumu bakımından merkezî unsur olarak görmektedir. Üçüncü kişinin sözleri daha sonra mağdura aktarması tek başına yeterli değildir. Failin bu aktarımı istemesi, öngörmesi veya konuşmanın şartları gereği sözlerin mağdura ulaştırılacağını bilmesi gerekir.

Kararın “yüzüne karşı da söyleyebilirdi” ifadesi her dosyada tek başına uygulanacak mekanik bir ölçüt değildir. Esas olan, somut olayda aktarım iradesinin bulunup bulunmadığıdır. Fail tanığa “ona aynen söyle” demişse, mağdurun yakınına özellikle ulaşmışsa veya mesajı taşıması için aracı seçmişse iletme kastı kabul edilebilir.

Dilekçede kullanım

Karar, yalnız tanığın aktardığı gıyap sözlerine dayalı mahkûmiyetlerde; aktarım talimatı, mesaj, arama veya başka destekleyici delil bulunmadığı vurgulanarak kullanılabilir. Savunmada tanığın sözleri kendi inisiyatifiyle aktardığı ve failin aktarımı istemediği somutlaştırılmalıdır.

Sonuç

Gıyapta tehditte suçun varlığı, sözün mağdura sonradan ulaşmasına değil, failin bu ulaşmayı amaçlamasına bağlıdır. Şüphe giderilemiyorsa beraat ilkesi uygulanmalıdır.

İlgili İçerikler

Büro Bilgilendirmesi

Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, karar incelemesi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.