Yayın türü: Karar İncelemesi
Faaliyet alanı: Ceza Hukuku
Hukukî dayanak: TCK m.21, 35, 81, 86, 87; CMK m.217
Meta açıklama: Öldürme kastı, silah, darbe sayısı, hayati bölge, husumet, kendiliğinden son verme ve şüpheden sanık yararlanır.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut dosyada olay tarihi, görev, süre ve güncel mevzuat ayrıca incelenmelidir.
Kararın Künyesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2011/1-114, K.2011/150, T.28.06.2011
Kaynak niteliği: Web doğrulaması / Doğrudan yargı kararı
Uyuşmazlığın Hukukî Sorunu
Ölüm gerçekleşmediğinde failin öldürme kastıyla mı yoksa yaralama kastıyla mı hareket ettiği dış dünyaya yansıyan olgulardan belirlenir. Tek bir ölçüt otomatik sonuç doğurmaz; olay bütün halinde ve şüpheden sanık yararlanır ilkesiyle değerlendirilir. İncelenen kararın odak noktası, bu genel çerçevenin somut olayda hangi deliller ve usul kurallarıyla uygulanacağıdır.
Yüksek Mahkemenin Kabulü
Önceye dayalı öldürme husumeti, hedef seçme imkânı ve çoklu hayati darbe bulunmadığı kuşkulu olayda vasıf kasten yaralama olarak kabul edilmelidir.
Önceye dayalı husumet
Taraflar arasında öldürmeyi gerektirecek yoğunlukta husumet bulunup bulunmadığı kast değerlendirmesinde yardımcıdır; tek başına kesin sonuç doğurmaz.
Araç, darbe ve hedef bölge
Kullanılan aracın öldürmeye elverişliliği, darbe/atış sayısı, şiddeti, mesafesi ve isabet bölgeleri birlikte incelenir.
Hedef seçme imkânı
Hareketli kavga, karanlık, rastgele savurma veya hedef seçme olanağının bulunmaması yaralama kastı lehine önem taşıyabilir.
Eyleme son verme nedeni
Failin engel yokken kendiliğinden durması ile dış müdahale veya aracın etkisiz kalması nedeniyle durması farklı değerlendirilir.
Kararın Uygulamaya Etkisi
Karar, ilk derece yargılamasında yalnız sonuç cümlesinin değil, delillerin toplanma biçiminin ve ispat yükünün de denetlenmesi gerektiğini göstermektedir. Taraflar, kararın kendi dosyalarına uygulanmasını isterken benzer ve farklı maddi olguları açıkça karşılaştırmalıdır.
Kararın Gerekçesinin Ayrıntılı İncelenmesi
Kast, meydana gelen sonuçtan ayrı belirlenmelidir
Mağdurun hayati tehlike geçirmesi veya kullanılan aracın objektif olarak öldürmeye elverişli olması, failin mutlaka öldürme kastıyla hareket ettiğini tek başına göstermez. Kast, failin olay sırasındaki iradesine ilişkin olduğundan dış dünyaya yansıyan bütün olgular birlikte değerlendirilir. Bu nedenle adli rapordaki yaranın derecesi kadar, saldırının başlangıcı, gelişimi ve sona eriş şekli de önemlidir.
Ölçütlerin hiçbiri tek başına mutlak değildir
Taraflar arasındaki önceki husumet, kullanılan araç, darbe sayısı, isabet bölgesi, hedef seçme imkânı, engel bulunup bulunmadığı ve failin eylemi neden sonlandırdığı birbirini tamamlayan ölçütlerdir. Örneğin tek darbenin hayati bölgeye isabet etmesi her olayda öldürme kastını kanıtlamayacağı gibi, birden fazla darbe bulunması da hareketli kavga ortamında otomatik biçimde öldürmeye teşebbüs sonucunu doğurmaz.
Adli rapor olayın bütününü açıklamaz
Adli tıp raporu yaranın niteliğini ve hayati tehlikeyi belirler; fakat failin kastına ilişkin nihai hukukî nitelendirme mahkemeye aittir. Mahkeme, kamera kaydı, olay yeri krokisi, tarafların konumu, bıçağın veya silahın özellikleri, tanık anlatımları ve müdahalenin hangi nedenle sona erdiğini birlikte tartışmalıdır.
Somut Dosyada Kullanım Rehberi
Sanık müdafii, öldürme kastını zayıflatan olguları yalnız “şüphe vardır” şeklinde soyut bırakmamalı; hedef seçme imkânının bulunmadığını, hayati bölgeye yönelme iradesinin kanıtlanamadığını ve failin dış engel olmadan eylemi sonlandırdığını delilleriyle göstermelidir. Katılan vekili veya iddia makamı ise önceki tehditleri, hazırlık hareketlerini, darbelerin yoğunluğunu ve dış müdahale nedeniyle sonucun gerçekleşmediğini ortaya koymalıdır.
Kararın özü, vasıf tayininin yaranın sonucuna bakılarak değil, kastın kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ispatlanmasıyla yapılmasıdır. Ölüm kastı kesinleşmiyorsa daha ağır suç vasfı varsayıma dayandırılamaz.
Güncellik Notu
Kararın künyesi ve temel gerekçesi birden fazla doğrudan içtihat kaynağından karşılaştırılarak doğrulanmıştır.
Kaynak Metin / Doğrulama İçin Alıntılanan Bölüm
T.C. YARGITAY
CEZA GENEL KURULU
Esas No: 2011/1-114
Karar No: 2011/150
Karar Tarihi: 28.06.2011
DOĞRULANMIŞ KARAR BÖLÜMÜ
Uyuşmazlık, ölüm sonucu gerçekleşmeyen kesici aletli eylemlerde sanıkların kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun belirlenmesine ilişkindir.
Ceza Genel Kurulu; taraflar arasında önceye dayalı öldürmeyi gerektirecek bir husumetin bulunmamasını, olayın gece geç saatte aniden gelişen hareketli kavga ortamında gerçekleşmesini, hedef seçme olanağının bulunmamasını ve hayati tehlike oluşturan isabetlerin bir adetle sınırlı kalmasını birlikte değerlendirmiştir. Bu olgular karşısında öldürme kastının kuşkulu kaldığını kabul etmiştir.
Kararda, ceza mahkûmiyetinin olasılığa değil her türlü kuşkudan uzak kesin ispata dayanması gerektiği; olayın gerçekleşme biçimi tam aydınlatılamadığında şüphenin sanık aleyhine yorumlanamayacağı vurgulanmıştır. Bu nedenle eylemlerin kasten yaralama kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Doğrulama: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun sonraki tarihli kararlarında aynı künye ve gerekçe açıkça aktarılmıştır.
Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, müvekkillerine ceza hukuku süreçlerinde Adana'da ceza hukuku avukatı olarak rehberlik ederek, en iyi sonuçları elde etmelerine yardımcı olmaktadır.
Bilgilendirme Notu
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın belgeleri, süreleri ve güncel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.
Büro Bilgilendirmesi
Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, karar incelemesi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.