Ticari alacak tahsilinde ilk adım neden hemen icra takibi değildir?
Ticari alacağın vadesinde ödenmemesi, alacaklı işletme bakımından yalnızca muhasebe kaydı değildir; nakit akışını, tedarikçi ödemelerini ve yeni sözleşme kapasitesini doğrudan etkiler. Bununla birlikte her dosyada aynı yönteme başvurmak doğru değildir. Adana'da ticari alacağın tahsili için önce alacağın kaynağı, vadesi, borçlunun itiraz ihtimali, eldeki belgeler ve borçlunun malvarlığı birlikte değerlendirilmelidir.
Sözleşme, fatura ve cari hesap kaydının varlığı önemli olmakla birlikte her bir belgenin ispat gücü farklıdır. Sağlam bir tahsil stratejisi, “ne kadar alacak var?” sorusunun yanında “hangi işlemden doğdu, ne zaman muaccel oldu ve hangi belgeyle kanıtlanabilir?” sorularına da cevap verir.
1. Alacağın hukuki kaynağını belirleyin
Dosya incelemesinde öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin satış, eser, hizmet, kira, acentelik, taşıma, dağıtım veya başka bir sözleşme türüne dayanıp dayanmadığı tespit edilir. Sözleşme türü; teslim, ayıp bildirimi, ücret, vade ve zamanaşımı bakımından uygulanacak kuralları etkileyebilir.
Yazılı sözleşme bulunmaması alacağın mutlaka ispatlanamayacağı anlamına gelmez. Sipariş formları, e-postalar, elektronik yazışmalar, teslim ve kabul tutanakları, irsaliyeler, faturalar, banka hareketleri ve ticari defter kayıtları bir bütün olarak incelenmelidir. Ancak tek başına faturaya dayanmanın yeterli olup olmadığı somut olaya göre değişir.
2. Tahsil dosyasında bulunması gereken belgeler
- Tarafların imzaladığı sözleşme ve ekleri,
- Sipariş, teklif ve fiyat onayları,
- Fatura, sevk irsaliyesi, teslim veya hizmet kabul belgeleri,
- Cari hesap mutabakatları ve hesap ekstreleri,
- Banka dekontları ve kısmi ödeme kayıtları,
- E-posta, KEP ve diğer yazılı bildirimler,
- Teminat mektubu, kefalet, rehin veya çek gibi güvenceler,
- Borçlunun itiraz ya da ödeme taahhüdünü gösteren kayıtlar
Belgeler kronolojik sıraya konulmalı; her fatura bakımından teslim, vade ve ödeme durumu ayrı bir çizelgede gösterilmelidir. Bu çalışma, talep miktarındaki hesap hatalarını ve mükerrer kalemleri önler.
3. Vade, muacceliyet ve temerrüt incelemesi
Vade sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olabilir; tarafların uygulaması, fatura veya özel mevzuat da ödeme zamanını etkileyebilir. Alacağın talep edilebilir hâle gelmesi ile borçlunun temerrüde düşmesi aynı dosyada ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bazı ilişkilerde belirli vadenin geçmesi temerrüt bakımından yeterli olabilir; bazı durumlarda ise borçluya uygun bir ihtar gönderilmesi gerekir. İhtarın içeriği, gönderilme yöntemi ve muhataba ulaştığının ispatı önemlidir. Tacirler arasındaki bildirimlerde Türk Ticaret Kanunu'ndaki şekil ve ispat kuralları ayrıca göz önünde tutulmalıdır.
4. Faiz hesabı nasıl kurulmalıdır?
Faiz türü ve başlangıç tarihi, tarafların tacir olup olmadığına, borcun niteliğine, sözleşmedeki hükümlere ve temerrüt tarihine göre belirlenir. Sözleşmedeki faiz kaydı görülmeden yalnızca faturaya oran yazılması doğru bir hesap oluşturmayabilir.
Ana para, varsa kısmi ödemeler, temerrüt tarihi ve faiz dönemleri ayrı gösterilmelidir. Aşırı veya uygulanamaz bir faiz talebi, haklı alacağın tartışmalı hâle gelmesine ve ek yargılama giderine neden olabilir.
5. Borçlunun ödeme gücü ve teminatlar
Hukuken güçlü bir alacak, borçlunun tahsil edilebilir malvarlığı bulunmadığında ticari sonucu hemen sağlamayabilir. Bu nedenle süreç başında borçlunun faaliyeti, bilinen banka ve üçüncü kişi ilişkileri, taşınır ve taşınmazları, devam eden takipleri ile şirketin güncel sicil durumu hukuka uygun yöntemlerle araştırılmalıdır.
Dosyada çek, bono, rehin, ipotek, kefalet veya banka teminat mektubu bulunuyorsa bunların geçerliliği, kapsamı, vadesi ve başvuru şartları ayrı ayrı incelenir. Asıl borçlu yanında sorumlu tutulabilecek kişilerin varlığı, takip ve dava stratejisini değiştirebilir.
6. Dava şartı arabuluculuk
Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi kapsamında, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. Uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve talebin kapsamı başvuru öncesinde belirlenmelidir.
Arabuluculuk yalnızca usulî bir aşama olarak görülmemelidir. Borcun kaynağı, ana para, faiz, masraf ve teminatlar açık bir hesapla sunulursa; taksit, ek güvence veya erken ödeme indirimi gibi seçenekler gerçekçi biçimde müzakere edilebilir. Varılan anlaşmanın ödeme tarihlerini, temerrüdün sonuçlarını ve teminatları açıkça düzenlemesi önemlidir.
7. İcra takibi mi, alacak davası mı?
Seçilecek yol, alacağın dayandığı belgeye ve beklenen savunmaya göre değişir. İlamsız takip, kambiyo senedine özgü takip, rehnin paraya çevrilmesi veya doğrudan dava seçenekleri aynı hukuki koşullara tabi değildir. Elindeki belge incelenmeden takip türü seçilmesi yetki, görev, itiraz ve masraf sorunlarına yol açabilir.
İlamsız takipte borçluya ödeme emri tebliğ edilir. Borçlunun kanundaki kısa süreler içinde itiraz etmesi takibin devamını etkileyebilir. İtirazın içeriği, tebliğ tarihi ve alacağın niteliğine göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali dâhil sonraki yol belirlenir. Bu nedenle tebligat ve itiraz tarihi dosyanın başlangıcından itibaren kayda alınmalıdır.
8. İhtiyati haciz ve geçici hukuki koruma
Borçlunun malvarlığını elden çıkarma riski varsa ihtiyati haciz gündeme gelebilir. Ancak bu tedbir otomatik değildir; alacağın niteliği, vadesi, deliller ve kanuni koşullar somut olayda gösterilmelidir. Mahkeme teminat isteyebilir ve haksız tedbir nedeniyle sorumluluk doğabilir.
Tedbir talebi, baskı aracı olarak değil tahsil kabiliyetini koruyan ölçülü bir hukuki koruma olarak planlanmalıdır. Hangi malvarlığı unsuruna yönelineceği ve tedbirden sonra izlenecek tamamlayıcı işlemler önceden belirlenmelidir.
9. Sulh ve taksit protokolünde kritik hükümler
Borçlu ödeme teklif ettiğinde yalnızca taksit tarihlerini yazmak yeterli değildir. Protokolde borcun dayanağı ve toplam tutarı, faiz ve masraf kalemleri, ödeme yöntemi, temerrüt hâlinde kalan borcun durumu, varsa indirimden vazgeçilmesi, teminatlar ve uyuşmazlık çözümü açıkça gösterilmelidir.
Şirket adına imza atan kişinin temsil yetkisi güncel ticaret sicili kayıtlarından kontrol edilmelidir. Borcun ikrarı, mevcut dava veya icra dosyasının durumu ve feragat ya da ibra sonuçları dikkate alınmadan standart metin kullanılmamalıdır.
10. Maliyet ve zaman planı
Tahsilat dosyasında yalnızca haklılık ihtimali değil, beklenen net sonuç da hesaplanmalıdır. Harç, arabuluculuk sonrası dava gideri, bilirkişi ihtiyacı, teminat ve olası karşı taraf giderleri; borçlunun ödeme gücüyle birlikte değerlendirilmelidir.
Küçük kalemlerin toplu yönetimi ile yüksek tutarlı ve teminatlı alacakların yönetimi aynı olmayabilir. İşletme içinde vade öncesi hatırlatma, yazılı ihtar, müzakere, arabuluculuk ve takip aşamalarını belirleyen standart bir alacak politikası oluşturulması yeni dosyaların gecikmesini önler.
ticari alacak için kontrol listesi
- Tarafların ticaret unvanı, vergi ve sicil bilgilerini doğrulayın.
- Alacağın kaynağını, ana parayı ve vade tarihini tabloya bağlayın.
- Fatura ile teslim veya hizmet ifası arasındaki bağlantıyı gösterin.
- Kısmi ödemeleri ve mahsup işlemlerini ayrı kaydedin.
- Temerrüt ve faiz hesabını sözleşmeyle karşılaştırın.
- Teminatların geçerlilik ve başvuru şartlarını kontrol edin.
- Tebligat, itiraz, zamanaşımı ve dava şartı sürelerini dosya takvimine işleyin.
- İcra, dava, arabuluculuk ve sulh seçeneklerini tahsil kabiliyetiyle birlikte karşılaştırın.
Resmî kaynaklar
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
T.C. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı – Sıkça Sorulan Sorular
Bilgilendirme notu: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Ticari alacağın tahsilinde uygulanacak yol; sözleşmeye, tarafların sıfatına, belgelere, teminatlara ve kanuni sürelere göre değişebilir. Somut dosya incelenmeden işlem yapılmamalıdır.