Karar künyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12648, K. 2010/4026, 12.04.2010
Somut olay
Davacılar, “Foto Hayat” ibaresinin 1989’dan itibaren marka olarak tescilli olduğunu ve davalı şirketin aynı ibareyi işletme adında, tabelalarında ve ürünlerinde kullandığını ileri sürmüştür. Davalı, şirket ortağının “Foto Hayat/Hayat” ibaresini 1981’den beri fotoğrafçılık faaliyetinde kullandığını savunmuştur.
Yerel mahkeme, davalının kullanımının tescilden önceye dayandığını, ticaret unvanı ve işletme adı amacına uygun kullanıldığını ve iltibas yaratma amacı bulunmadığını kabul ederek davayı reddetmiştir.
Gerçek karar metninden ilgili bölüm
“…davalı şirketin daha sonra ticaret siciline tescil edilmiş olsa da ortaklarından birisinin 1981 tarihinden itibaren dava konusu markayı tescilsiz olarak kullandığı…”
“…davalının ticaret unvanını ve işletme adını amacına ve niteliğine uygun şekilde kullandığı ve amacının davacı markasıyla iltibas yaratmak olmadığı…”
“…kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.”
Yargıtay, yerel mahkemenin kararını onamıştır.
Kararın temel ilkesi
Karar, tescilli marka sahibinin mutlak görünen hakkı ile önceye dayalı fiili kullanım ve ticaret unvanı hakkı arasındaki dengeyi kurar. Davalının işareti tescilden önce gerçek biçimde kullanması ve sonraki kullanımın sicildeki unvan/işletme adıyla uyumlu olması, somut olayda tecavüz sonucunu engellemiştir.
Ancak karar, “önce bir kez kullanan herkes tescilli markaya karşı sınırsız hak sahibidir” anlamına gelmez. Kullanımın kapsamı, sürekliliği, coğrafi alanı ve davalının işareti nasıl kullandığı araştırılmalıdır.
Güncel hukuk bakımından not
Karar 556 sayılı KHK döneminde verilmiştir. Bugün 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu yürürlüktedir. Önceki haklar, kötü niyet, marka hakkının kapsamı ve dürüst kullanım güncel SMK hükümleriyle değerlendirilmelidir. Ticaret unvanı ve haksız rekabet bakımından TTK hükümleri de uygulanır.
Dava stratejisine etkisi
Tescilli marka sahibi:
- Davalının önceki kullanımının gerçek ve sürekli olmadığını,
- Kullanımın yalnız dar bir bölgede kaldığını,
- Davalının unvan kullanımını aşarak markasal kullanım yaptığını,
- Logonun ve sunum biçiminin karıştırılma ihtimali yarattığını
kanıtlamaya odaklanmalıdır.
Davalı ise eski tarihli ticari belgeler, ruhsatlar, faturalar ve reklamlarla ilk kullanımını göstermelidir.
Sonuç
Tescil güçlü bir haktır; fakat uyuşmazlıkta ilk kullanım tarihi ve kullanımın niteliği görmezden gelinemez. Karar, marka dosyalarının yalnız sicil belgesi üzerinden değil, ticari geçmiş ve piyasa davranışlarıyla birlikte incelenmesi gerektiğini gösterir.
Kaynak notu
Tam karar metni kullanıcının Google Drive Bilgi Deposu’ndan alınmıştır.
Bilgilendirme Notu
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın belgeleri, süreleri ve güncel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.
Büro Bilgilendirmesi
Ahmet Özer Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, karar incelemesi kapsamında ele alınan uyuşmazlıklarda Adana’daki başvuruculara hukuki süreç hakkında bilgilendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.